Bu sayfayı paylaş
Yumurta Dondurma Tekniğinde Yeni Gelişmeler
Kanser
tedavilerinde kullanılan ilaçlar hızlı gelişen her türlü hücrenin
gelişimini durdurararak ve bu hücreleri tahrip ederek kanser hücreleri
üzerinde etkilerini göstermektedir. Bu ilaçların sağlıklı veya kanserli
hücreleri ayırmak gibi bir yeteneği olmadığından organizmadaki
gelişimine devam eden diğer sağlıklı hücreleri de etkilemektedir.
Kanser tedavileri esnasında saç dökülmeleri veya kan hücrelerindeki
azalmalar bu mekanizma ile açıklanmaktadır. Gelişimine devam eden
hücrelerden olan üreme hücreleri de ilaçlardan etkilenmekte ve tedavi
sonrasında kısırlık ve erken menopoz görülebilmektedir. Erkek
hastalarda sperm dondurma işlemi uzun yıllardır başarılı bir şekilde
uygulandığından sperm hücreleri dondurmak ve gerektiğinde çözerek
kullanmak kolayca mümkün olmaktadır. Ancak kadınlarda yumurtaların
dondurulma işlemi henüz spermlerin dondurulması gibi kolay ve başarılı
bir şekilde yapılamamaktadır. Olgun haldeyken insan vücudundaki en
büyük hücre olan yumurta hücresinin dondurulması ve daha sonradan
çözülerek kullanılma işlemi esnasında hücrenin hasar görme olasılığı
yüksektir. Bu nedenle dondurma işleminin fazla sayıda yumurta üzerinde
yapılması gerekmekte böylece döllenme için kullanılacak sağlam yumurta
elde etme olasılığı artırılmaya çalışılmaktadır. Kadınların her ay bir
yumurta üretmeleri çok sayıda yumurta elde etmek için yumurtalıkların
uyarılması zorunluluğunu getirmektedir. Kanser tedavisinin acil
olmadığı durumlarda uygulanan bu yöntemle elde edilmiş bir kaç gebelik
bildirilmiştir (Porcu., 1997; 1998 ; 2001; Antinori, 1998 ; Borini,
1998; Polak de Fried, 1998 ; Winslow, 2001) . Ancak tedavinin derhal
başlaması gereken durumlarda kadının yumurtalık (over) dokusunun
tamamının dondurulması ve bu dokunun daha sonra kadına transplante
edilmesi ile yumurta elde edilmesi uzun zamandır çekici bir fikir
olarak gündeme gelmektedir (Bahadur ve Steele, 1996; Meirow, 2000;
Oktay ve Karlikaya, 2000; Gelety, 2001; Poirot, 2002).
Hayvanlarda yumurtalık dokusunun dondurulması ve bu dokunun
çözüldükten sonra hayvanın kendisine aktarılması ile elde edilen
gebelikler 1950li yıllardan beri bildirilmektedir. Özellikle koyun ve
ineklerde elde edilen başarılı sonuçlar bu işlemin insan dokuları ile
de yapılabileceği fikrini doğurmuştur. İlk olarak insan dokusunun aynı
hayvanlarda uygulanan yöntemle dondurulup çözülmesi ile bazı yumurta
hücrelerinin bu işleme dayanabildiği mikroskop altında gözlenmiş, daha
sonra bu çözülen dokuların bağışıklık sistemi köreltilmiş hayvanlara
aktarıldığında bu dokuda canlılığını yitirmemiş yumurtaların
gelişimlerine devam ettiği görülmesi bu konudaki ümitleri
güçlendirmiştir(Oktay, 2000). Ancak bu dokuda bulunan yumurta
hücrelerinin çoğunun işleme bağlı olarak tahrib olması işlemde
kullanılan yöntemin halen gelişmeye ihtiyacı olduğunu göstermektedir
(Kim, 2000; Nisolle, 2000).
Çok yakın bir zamanda dondurulup daha sonradan çözülen yumurtalık
dokusunun hastanın kendi önkol derisi altına aktarılması ve bu dokunun
ilaçlarla uyarılması sonucunda olgun yumurta elde edilebilmiş ve bu
yumurtalar başarıyla döllenmiştir(Oktay ve Karlikaya, 2000; Radford,
2001). Bu yöntemle henüz gebelik elde edilememesine rağmen bu tekniğin
yakın bir zamanda insanlığın hizmetine girebileceğini göstermektedir.