Açıklanamayan (İdiyopatik) İnfertilite

Paylaş:

Açıklanamayan (İdiyopatik) İnfertilite: Nedenlerinden Emin Olunmadığında Mümkün Olabilecek Bazı Sebepler

Şüphesiz ki, bütün tanılar ile ilgili en sinir bozucu şey “açıklanamayan infertilite”dir, yani “Sadece bilmiyoruz” demenin havalı yolu. Bunun anlamı, tanısal testlerin bir ya da daha fazla nedeni belirleyecek yeterlikte olmamasıdır. Aslında kısırlık birkaç sorunun sonucudur ve bu yüzden biri için tedavi edildiğinizde hala hamile olmadığınızı görebilirsiniz. Bu sebeple, diğerleri arasında, nedenler çoğu zaman sahadaki en iyi doktorlar tarafından bile kaçırılabilir. Ancak ünlü uzmanlar bu çileden çıkaran vakalara neden olan çeşitli sebepler üzerinde yoğunlaştı.
Bu bölüm daha önce yaptırmış olduğunuz testlerde gözden kaçan çıkan ya da keşfedilmemiş sorunlar hakkında daha ayrıntılı bilgiler verecektir. Aşağıda, bu bölümde anlatılan idiyopatik infertilitenin şüphelenilen beş nedeni bulunuyor:
• Erken Yumurtalık Yaşlanması (POA)
• Yumurtlama bozuklukları (normal gibi görünür)
• Endometriyozis
• Fallop Tüp Problemleri
• İmmünolojik Kısırlık

ERKEN YUMURTALIK YAŞLANMASI (EYY)

yumurtlıklar neden az yumurta üretir

30larının başlarında olan kadınlara, bazen de daha genç olanlara FSH seviyelerinin çok yüksek olması yüzünden bir daha hamile kalamayacakları gibi yıkıcı bir haber verilebilir. Ancak FSH kadınların yaşına ve döngüden döngüye tutarsız olmasıyla bilinir.

Kesin olan tek şey ise bir kadının menopoza girdiyse artık doğurgan olmadığıdır. Menopoz, bir yıl boyunca periyod yaşamadan geçirmek olarak tanımlanır. Bir kadının FSH seviyesi yüksekse ve hala adet görüyorsa, düzensiz bile olsa, hala umut var demektir.

Kadınların kısırlığında en sık gözden kaçan tanılardan biri Erken Yumurtalık Yaşlanmasıdır ve bu kadının bulunduğu yaşa bağlı olarak beklenenden çok daha az yumurtaya sahip olmaktır. Hatırlayacağınız gibi, yumurtalıklarınızda kalan canlı yumurtalar sizin yumurta deponuz olarak bilinir. Yaşa bağlı olarak azalır fakat genç kadınlarda EYY olup olmadığını belirleyen ölçü de budur.

Kadınların yaklaşık %10’u bu sorunla karşı karşıyadır.

EYY’nın teşhisinin zamanında yapılması çok önemlidir çünkü yumurtalık rezervleri azalmaya başladığında, bunu yapmaya devam ederler. Eğer kadınlara doğru düzgün bir teşhis yapılmazsa, yardımcı üreme teknolojilerine rağmen hamile kalamayabilirler.

Doğru tanı yaşa özel hormon değerlerine karşı birçok klinikte kullanılan evrensel sınırlamalar kullanılarak yapılır. Bir kadının FSH seviyesi çok yüksekse ya da Anti-Müllerian Hormon (AMH) seviyesi çok düşükse, kadında erken yumurtalık yaşlanması olduğu kabul edilir. Aslında, özellikle genç kadınlarda AMH, yumurtalık rezervleri için iyi bir belirteç olarak düşünülür.

Örneğin, 40 yaşında bir kadındaki AMH seviyesi yaşına göre normal olabilirken, aynı seviye 28 yaşındaki bir kadın için erken yumurtalık yaşlanmasını gösterir. Maalesef ki, 42 yaşında üstünde olunduğu zaman bu hormon belirteç olma özelliğini kaybeder.

İyi haber şu ki, doğru bir teşhis ile kadınlar aşağıda belirtilen üç unsurun içinde bulunduğu kapsamlı tedaviye şaşırtıcı bir şekilde iyi cevaplar verdi.

• DHEA, Co enzim Q10 desteği
• proaktif yumurtalık uyarımı
• POA ile ilişkili diğer sağlık durumlarının bireyselleştirilmiş yönetimi

Bu strateji ile kadınlar genellikle kendi yumurtalarını kullanarak hamile kalırlar ve hatta daha iyisi düşük yapma oranları normalden daha azdır. Ancak, bu tip bir yöntemin etkili olması için kadınlara uygun zaman zarfında bireyselleştirilmiş DHEA destek planının doğru bir şekilde verilmesi çok önemlidir. Ayrıca yumurtalık uyarımı kesinlikle kadının ihtiyaçlarına göre bireysel olarak ayarlanmalıdır.

Kadınlara doğru bir şekilde tanı koyulması zorunluluktur çünkü gelecek sayfada anlatılan ve EYY ile karıştırılabilen başka bir durum daha vardır.

Erken Yumurtalık Yaşlanması (EYY) ile Primer Yumurtalık Yetmezliği (PYY) Arasındaki Karmaşa

Primer yumurtalık yetmezliği aynı zamanda yumurtalık fonksiyonlarının 40 yaşında önce kaybolması olup ergenleri bile etkileyebilen bir durumdur. EYY’nın aksine, PYY tanısı, bir ay içinde en az iki kere ölçülen ve FSH seviyeleri 40miU/ml’nin üstünde çıkarsa yapılır. Ancak PYY, nadiren kısırlığın açıklanamayan sebebidir çünkü 40 yaşına varmadan periyodları duran ya da menopoz belirtileri gösteren kadınlar genellikle doktora başvuracaklardır. Bu hastalığa sahip kadınlar 50 yaşına kadar hormon terapisi görürler çünkü burada en ciddi belirti, osteoporoz ve kalp hastalıkları gibi yüksek riskli sağlık sorunlarına yol açabilen östrojen düşüklüğüdür.

Bunlara ek olarak, erken yumurtalık yaşlanmasının aksine, primer yumurtalık yetmezliği aniden ortaya çıkabilir ya da düzensiz adet döngüleri, sıcak basmaları ve vajinal kuruluk gibi klasik menopoz belirtileri ile beraber kendisi gösterip yıllar boyunca yavaş yavaş da gelişebilir. Ne yazık ki, PYY hastalığına sahip kadınlar nadiren kendi yumurtaları ile hamile kalabilirler ancak IVF kullanılarak yerleştirilen donör yumurtalar ile bebeklerini taşıyabilirler.

Aşağıdaki tablo EYY ve PYY’nın nasıl ayırt edileceğini özet halinde gösteriyor:

Erken Yumurtalık Yaşlanması (EYY)
Primer Yumurtalık Yetmezliği (PYY)
40 yaşından daha gençlerde
40 yaşından gençlerde ve hatta ergenlerde bile olabilir
FSH yüksektir ama 40 miU/ml’den düşüktür
FSH 40miU/ml’den yüksektir
Genellikle belirti yoktur
Düzensiz veya olmayan döngüler, sıcak basmaları ya da vajinal kuruluk
Herhangi bir tedavi edilmemiş infertilite tanısı sebebiyle düşük yapma riski yüksektir
Hamile kalma şansı çok düşüktür
IVF’den önce DHEA desteği ile kendi yumurtaları ile hamile kalabilirler
Donör yumurtalar ve IVF ile hamile kalma şansı yüksektir

YUMURTLAMA (NORMAL GİBİ GÖRÜNEN) RAHATSIZLIKLAR

tüp bebek sonrası adet gecikmesi

Şimdiye kadar bildiğiniz gibi, takvim yöntemi döngünüzün önemli özelliklerini gözlemlemenize yardımcı olur, özellikle de yumurtluyorsanız, doğurganlık kalitesinde servikal sıvı üretip üretmediğiniz ve gelecek yumurtlamada luteal fazınızın yeteri kadar uzun olup olmadığına bakarken. Ancak, takvim yönteminden sonra bile eğer bir kadın hamile kalamıyorsa ve tıbbi testler yumurtladığını gösteriyorsa, belki de yumurtlama bozukluğu ihtimali için daha derin bir araştırma yapılmasının zamanı gelmiştir.

Düzenli döngüler genellikle normal yumurtlama anlamına gelmesine rağmen, her zaman böyle olmayabilir. Kısırlık ile mücadele eden kadınların yaklaşık olarak yarısında düzenli döngüler görülüyor ama normal olarak yumurtlamıyorlar. Böylece bu kadınlar için genel yumurtlama testleri yetersiz kalabilir. Hatırlayacağınız gibi bunlar:

• bifazik (çift fazlı) BBT (bazal vücut ısısı) dağılımı
• pozitif ovulasyon tahmin kiti
• orta-luteal faz progesteron seviyeleri
• normal endometriyal biyopsiler

Ancak, gizli bir yumurtlama bozukluğunu daha geniş kapsamlı araştırmak için potansiyel problemlerin tanısı, özellikle de folikülün yaşayabilirliği üzerine tecrübesi olan bir infertilite uzmanı tarafından kontrol edilmeniz gerekebilir. Bu problemler folikül bütünlüğünde ve olgunluğunda eksikliğe yol açabildiği gibi yumurtalık duvarını kırma yeteneğinde de eksikliğe yol açabilir. Kopmamış foliküller kafa karıştırıcı olabilirler çünkü yumurtlama olmasa bile takviminizde yumurtlama olmuş gibi görünmesine sebep olabilir

Bu çeşitli foliküler problemlere ek olarak, luteal faz sorunlarının da olması muhtemeldir. 10 günden kısa olan luteal fazlar daha önce de kapsamlı olarak anlatıldığı gibi kısırlığın bir nedeni olabilir ve bu durum takvim yöntemiyle kolaylıkla görülebilir.

Ancak, aynı zamanda postovulatuar fazın tamamında ya da sadece önemli günlerde çok az progesteron ya da östrojen üretmeniz de normal görünebilir. Her halükarda, yumurtlamanın beklendiği zamanda çeşitli kan testleri ve günlük ultrasonlar sorunu genellikle ortaya çıkarabilir ve kesin olarak belirlendiğinde sorunu başarıyla çözebilecek bazı ilaçlar vardır.

ENDOMETRİYOZİS

Endometriyozis, rahim duvarında bulunun hücrelerin olması gereken yere değil, alt karın boşluğunda herhangi bir yere tutunduğu gizemli bir durumdur. Bu durum hamile kalmaya çalışan kadınlar için problem yaratır çünkü tanı koyulması zordur.

Eğer talihsiz etkilerine maruz kalmadıysanız, çeşitli tutarsızlık ve çelişkileri ile aslında ilgi çekici bile olabilir.

Yeni başlayanlar için, yaşadığınız ağrının derecesi ile hastalığınızın derecesi arasında bir alaka yoktur. Örneğin, mikroskobik boyutta lekeye sahip olup şiddetli menstrüel kramplar yaşayabilirsiniz. Ya da alt karın boşluğunuz endometriyal dokusu ile kaplı olup, hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz. Benzer bir şekilde, siz çok az miktarda endometriyal dokuya sahip olup hamile kalmak için mücadele ediyor olabilirken başka biri alt karın boşluğunda geniş bir dokuya sahipken üç çocuk doğurmuş olabilir. Daha kötüsü, ağrıyı ve kısırlığı hafifletmek için yapılan ameliyatın daha sonrasında hastalığı şiddetlendirebilecek yara dokusu bırakabileceğidir.

Ve bu durum çok yaygın olan bu hastalığın en sinir bozucu gerçeğidir.
Yani neler oluyor? Eğer size idiyopatik infertilite tanısı koyulmuşsa, belirtilerin olup olmadığına bakmaksızın şüphelenmeniz gereken ilk hastalıklardan biri endometriyozis olmalıdır. Ve laparoskopik bir operasyon geçirdiyseniz, endometriyal hücrelerinin genellikle mikroskobik boyutta olduğunu, bu yüzden de cerrah çeşitli yollardan bakmadıysa ve yakın temas laparoskopi alanında eğitimli değilse, endometriyal dokunun kolayca gözden kaçabileceğini unutmayın.

Endometriyozis’in Doğurganlık Üzerindeki Etkileri

Günümüzde hafif endometriyozis bile fallop tüplerinde adezyonlara sebep olduğundan birçok açıdan doğurganlığı etkileyebilir. Çünkü bu narin tüplerin üzerinde olan en ufak bir yaralanma bile yumurtayı yakalama yetenekleri engelleyebilir. Buna ek olarak, toksik maddelerin salınmasına yol açar ve bu da yumurtanın yerleşmesini engelleyebildiği gibi düşük riskini de arttırabilir.

Muhtemelen uzun dönem doğurganlık üzerindeki en önemli etkisi endometriyal hücreleri yumurtalıklara yapışıp yumurtalık rezervleri ve fonksiyonuna yapabilecekleri ile ilgilidir. Ve daha önce de söylediğim gibi, özellikle de yumurtalıklarındaki endometriyozisin çıkarılması için ameliyat olan çoğu kadın ironik bile şekilde azalmış yumurtalık rezervi ve erken yumurtalık yaşlanması risli ile karşı karşıyadırlar.

Endometriyozis Olan Kadınlar Kısırlık için Nasıl Tedavi Edilmeli?

Bu milyon dolarlık bir sorudur. Açıkçası, eğer problem sadece ağrıyı hafifletmekse, birçok yan etkiye sahip olsalar da kadınların döngülerini değiştirmek için kullanılan hormonlar ve tedaviler iyi iş görürler. Altta yatan asıl sorunu tedavi etmezler, sadece nüksetmeyi geciktirirler ve hamile kalmak isteyen kadınlar için uygun değildirler. Yine de bunun için birkaç seçenek var:

Tek başına ya da IUI ile birlikte doğurganlık ilaçları

Bu hastalık döngülerinizi etkilediyse, size yumutlama yapıcı ilaç verilmiş olabilir. Daha ileri müdahalelere gerek kalmadan bu tedavi hamile kalmanız için yeterli olabilir ancak yaşınız bir sonraki seçeneğe geçerken ne kadar saldırgan olmanız gerektiği konusunda karar vermenize yardımcı olacaktır.
Ayrıca birkaç aylık ilaç kullanımına rağmen hamile kalamıyorsanız, doktorunuz size yine aynı ilaçları önermeli ancak bu sefer IUI (rahim içi inseminasyon) ile beraber. Bunun gerekçelerinden biri, özellikle klomifen sitratın, spermlerin yumurtaya olan yolculukları için gerekli olan servikal sıvıyı kurutabilir olmasıdır. Servikse IUI baypas yapmak spermlere daha iyi bir şans verir.

Ameliyat ve IVF

Endometriyozisin en iyi şekilde ameliyat ile tedavi edilebileceğine inananlar olmasına rağmen, eğer hamile kalmayı deniyorsanız bu, yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı riskli bir seçenek olabilir. Aslında bazı uzmanlar da size hızlı ama ılımlı olmanız gerektiğini söyler. Başka bir deyişle, size bu tanı konulduğunda, unutmamalısınız ki hastalık zamanla kötüye gitmeye eğilimlidir ve bu yüzden de daha agresif bir tedavi uygulamak istersiniz. Aynı zamanda, özellikle de yumurtalıklarınızda yara izi bırakacak her türlü ameliyat konusunda son derece dikkatli olmanız gerekir.

Bazı kadınların hem tıbbi hem de cerrahi terapiye ihtiyaçları olabilir, eğer hamilelik istiyorsanız, tedavinin tamamlandığı altı ay içerisinde hamile kalmaya çalışmalısınız. Çünkü hastalık daha önceki kötü halinde tekrar oluşabilir. Yine de bunların hiçbirinden cevap alamazsanız, IVF ile hala hamile kalabilirsiniz.

Seçenekleri Düşünmek

Özet olarak, endometriyozisi çıkarma konusunda çok tecrübeli bir cerrah bulduysanız, bu sizin en iyi seçiminiz olabilir. Ancak günümüzde, yumurtalıklarınızda endometriyozis varsa, yaralanmadan kaçınmak için baypas ameliyatı ve sonrasında IVF tedavisi görmeniz gerektiğine inanan doktorlar vardır. Elbette ki hastalığın kendisi IVF prosedürünü tehlikeye atabilir, bu yüzden başarılı olabilmek için ortalamadan daha fazla deneme yapmanız gerekebilir. Gördüğünüz gibi, bu hastalık için ideal ya da risksiz bir çözüm yok.

FALLOP TÜP SORUNLARI

Bu bölümü okuyorsanız, tüplerinizin açık olup olmadığına bakmak için HSG yaptırmışsınızdır. Ve açık olduğunu öğrendikten sonra rahatlamış olsanız bile, hala idiyopatik infertilite ile mücadele ediyorsanız, tüpler ile alakalı fark edilmesi zor sorunları bulmak için yapılan başka bir test daha olduğunu bilmelisiniz.
Bu testi anlatmadan önce, HSG’nin ne olduğunu kısaca hatırlayalım. Rahimin bir boya ile doldurulduğu ve boyanın fallop tüplerine aktığı, rahim tümörü ya da adezyonlar gibi anomaliliklerin bulunmasında kullanılan bir tekniktir. Eğer boya tüplerden akarsa, çoğu doktor testin başarılı söylediğini söyler ve çoğu kadın için öyledir de. Fakat HSG testi yaptırdıktan sonra da hamile kalma ile mücadele içerisindeyseniz, aşağıda anlatılan testi yapmayı doktorunuz ile konuşmalısınız.

Tübal Perfüzyon Ölçümleri ve Daha Geniş Kapsamlı Tübal Resim

Boya rahimden çıkıp, tüplere geçtiği için HSG size sadece tüplerin açık olduğunu söyler. Ancak, buradaki asıl soru fonksiyonlarının normal olup olmadığıdır ki açık bir tüpün hala onu yumurtayı yakalayıp içeri çekmekten alıkoyan mekanik sorunları olabilir. Neyse ki, Tübal Perfüzyon Basınçları (TPP) prosedürü bu durum için idealdir.
Eğer TPP sonuçlarınız normalden yüksekse bu, tüplerinizin açık olsa da, çok sert ve hastalıklı olduğunu anlamına gelebilir. Bu sebeple, tüplerin sonundaki fimbria atılan yumurtayı tubal açıklığa iletemeyebilir ve bu da olası bir hamileliği imkansız hale getirir. Eğer sorun buysa, sizin için en çok umut vaat eden seçenek IVF olurdu.
Tıkalı ya da işlevsiz tüplerin pelvik enflamasyon hastalığı ve hatta apandisit gibi çeşitli sebepleri varken fimbriayı etkileyen en sık hastalık endometriyozistir. Ne olursa olsun, doğru testleri yaptırmak sadece tüplerin açık olup olmadığını değil, doğru bir şekilde çalışıp çalışmadığını gösterir ve eğer olumsuz sonuçlar alınırsa sıradaki adım için bir kılavuz olur.

İMMÜNOLOJİK KISIRLIK

Açıklanamayan kısırlığın en tartışmalı nedenlerinden biri otoimmün hastalıklar gibi immünolojik durumlardır ancak bu tartışmanın amacı için bağlantıyı varsayacağız. Azalan doğurganlığın diğer nedenlerinin aksine, sadece hamile kalmayı zorlaştırmakla kalmaz, sağlıklı bir hamilelik geçirmeyi de zorlaştırabilir.

Otoimmün hastalıklar ciddi kronik rahatsızlıklardır ve hem kadınları hem de erkekleri etkileyebilir. Kadınlarda daha sık görülür ve en sık yaşandığı dönem doğum yapıldığı yıllardır. Normalde, immün sistem fonksiyonları insan vücudundaki çeşitli organları çok iyi bir şekilde korur ancak, immün sistem ara sıra ters yöne gidip bu organlara saldırabilir. Sinirleri, kasları, bağ dokuları, endokrin ve gastrointestinal sistemi etkileyecek 80’den fazla kronik otoimmün hastalık vardır.

Multipl skleroz, ülseratif kolit, psöriyazis (sedef hastalığı), romatoid artrit (eklem iltihabı) ve lupus (deri veremi) en yaygın otoimmün hastalıkların en yaygın örneklerinden bazılarıdır. Bu hastalıklar, günümüzde anlaşılma konusunda yetersiz kalmalarına rağmen hormonlar bu konuda rol oynuyor gibi görünüyor. Kalıtım gibi güçlü bir etken de varken ailelerde oluş biçimi açık değildir. Örneğin, bir büyükannenin ülseratif koliti, kızının romatoid artriti ve kız torununun psöriyazisi olabilir.

Bu tip hastalıklara tanı koymanın en zorlayıcı yanı, hastalıkların erken safhalarında belirtiler ve laboratuvar sonuçları belirsiz olabilir ancak temelde açıkça ortada olan belirtilere fiziksel muayene ve laboratuvar testleri ile tanı koyulabilir. İlginçtir ki, kısırlığın kendisi de bu hastalıklardan birinin erken safhalarında bir belirti olabilir.

Bu kronik hastalıkların nedenleri tam olarak anlaşılamadığı için tedavileri aldatıcı olabilir, özellikle de doğurganlık ve düşükler ile ilgili sorunlar söz konusu olduğunda. Eğer bunlardan birinin tanısı size koyulmuşsa, gerekliyse, agresif tıbbi tedavilerde uzman olan bir doktor bulmalısınız ve otoimmün hastalıklara sahip çoğu hastanın hamile kalabildiği ve sağlıklı çocuk doğurdukları gerçeğini unutmayınız.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar