Çikolata Kisti Kansere Neden Olur mu?

Paylaş:

endo

Çikolata kisti olarak daha yaygın bilinen ancak tıpta endometriozis adıyla bilinen adet kanındaki hücreler, karın bölgesindeki rektum ve makat arasındaki bölgeye, rahim arkasına, karın zarına ve yumurtalıklara yapışarak, buralarda kist oluşumuna sebep olmakta, bununla birlikte şiddetli ağrılara ve dayanılamayacak boyuttaki sancılara da yol açmaktadır. Çikolata kisti, bu bölgelerde 1.evredeki halleri ile minimal düzeyde ve milimetrik boyutlarda yer alabildiği gibi, 4.evredeki 15cm ye kadar uzanabilen boyutlara kadar da büyüyebilmektedir. Özellikle yumurtalıklar üzerinde oluşan kistlerin, yapıştığı bölgenin müsaitlik durumundan kaynaklı en fazla 2cm e kadar büyüyebilme ihtimali, her ne kadar kiste kanser hücresi yapabilme şansını vermiyor olsa da, diğer bölgelerde bu durum binde 4 ya da binde 6 ihtimalle gerçekleşebilen bir durumdur. Her ne kadar nadir olarak görülüyor olsa da, her 10 kadından 1inde çikolata kistinin olduğu düşünüldüğünde, çok da küçük bir oran olmadığı ve sonuç olarak her kist olmasa da, çikolata kistinin kansere sebep olduğu söylenebilmektedir. Bu kistlerin yumurtalıklardan çok diğer bölgelerde kanserli hücre yetiştirebilmesinin sebebi ise, kistin boyutuna göre kanserli hücre üretiminin de doğru orantılı olmasıdır.

Çikolata Kistinin Oluşturduğu Ağrının Evreleri Nasıl Oluşur ve Temel Sebebi Nedir?

Çikolata kistinin oluşumunun nasıl ağrıya sebep olduğunu anlayabilmek için, önce adet sancısının nasıl oluştuğunun anlaşılması daha faydalı bir bilgi sağlayacaktır. Adet döneminde, rahim içerisinde biriken ve hızla artışa geçen endometrium hücreleri, belirli miktara ulaştıktan sonra son derece hızlı olarak dökülmeye başlar ve dökülen hücreler birbirleri ile birleşerek küçük çaplı kitleler oluşturur. Son derece yapışkan bir yapıya sahip olan bu hücre bütünleşmeleri, rahim etrafındaki bağırsakların da rahme yapışmasına sebep olarak, idrar yollarında da zorluklarla karşılaşılmasına ve böylece yanmalara, ağrılara sebebiyet vermektedir. Aynı zamanda yapışkan yapısı ile bulunduğu bölgelerdeki dokları da birbiriyle yapıştırarak işlevselliklerini etkileyen bu hücrelerin mekanizma işleyişi, çikolata kistinin oluşturduğu sancıda da aynı aşamalarla görülmektedir. Bu aşamaların adet sancısına göre daha şiddetli ağrılara sebep olması ise, rahim dışına yerleşen hücrelerin fonksiyonel işlevlerini aynı şekilde devam ettirebilme özelliklerine bağlı olarak, rahim dışındaki yerleştikleri bölgelerdeki yapılarında yapışmasını ve işlevlerini negatif yönde etkilemesinden kaynaklı oluşmaktadır. Bu mekanizma ile oluşan şiddetli sancıların ise adet sancısından farklı olarak görülen özelliği, hiç şüphesiz adet döneminden ziyade herhangi bir günün herhangi bir saatinde meydana gelebilmesi ve ağrı kesicilerle önlenemediği gibi yaşamsal işlevlerimizi yerine getirememe durumuna kadar kötüleşen durumlarla kendini gösteriyor olmasıdır.

Çikolata Kisti Tüp Bebek Tedavisi Yönteminde Engelleyici Bir Unsur mudur?

Çikolata kisti, en sık rastlanan vaka olarak yumurtalıklarda görülebilmekte, bazı ileri safhalarında ise yumurtalıkları tamamen tıkayarak işlevselliğini yitirmesine sebep olarak kısırlığa kadar ciddi kalıcı rahatsızlıklara yol açmaktadır. Ancak zaten kistin belirlenmesinden önceki durumda da, yani yaklaşık bir senedir doğal yöntemlerle hamil kalamayan bayanlarda, baba adayının spermindeki bazı bozukluk ya da eksikliklerden kaynaklı oluşan durumlar gibi tüp bebek tedavisi uygulanması uygun görülmüş olan hastalar için, çikolata kistinin varlığı herhangi bir risk yaratmamaktadır. İçinde çikolata kistine sahip olan ve olmayan kadınların bulunduğu yaklaşık 800 tane hasta üzerinde yapılan araştırmalara dayanarak, oldukça önemli bir veri elde edilmiştir. Tüm hastaların kiste sahip olup olmamaları durumlarından, tüp bebek yönteminin uygulanması, hangi şartlarda sağlıklı hamilelik gerçekleştirildiği ve hangi şartlarda düşük yaşandığı gibi durumlar kayda alınarak elde edilen sonuçta, tüp bebek yöntemi ile hamile kalmak isteyen bayanların “çikolata kistine sahip olsun ya da olmasın” gebe kalabilme oranları, sağlıklı doğumla sonuçlanan gebelik oranları ve düşük yapma oranları birbirleri ile uyum içerisindedir. Bu araştırma göstermiştir ki, normal yollarla hamile kalamayan ancak çikolata kisti temizlenmiş olmamasına rağmen tüp bebek yöntemi ile hamile kalmayı deneyen bayanların, kisti olmayan bayanlardan herhangi bir farklı hamilelik geçirdiği gözlemlenmemiştir. Bu sebeple de, çikolata kistinin tüp bebek tedavisinde herhangi bir risk oluşturmadığı da açıkça söylenebilmektedir.

Çikolata Kistinin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Çikolata kistinin, yalnızca hücrelerin fonksiyonlarından yola çıkarak bir “varsayım” üzerine, adet dönemindeki bir miktar kanın rahim dışına çıkarak, makat ile rektum arasındaki bölgeye, rahim arkasına, karın zarına veya en sık görülen bölge olarak yumurtalıklara yerleşmesi durumu şeklinde bir açıklama yapmak mümkündür. Ancak ne çikolata kistine sebep olan asıl durum, ne de bu kistin tedavisini edebilecek ya da kistin oluşumunu önleyebilecek bir ilaç tedavisi ya da alternatif tedavi yöntemi mevcuttur. Tedavinin bulunabilmesi için öncelikle sebebin saptanması gerekliliği, bu konuda uygulanabilir ve “geçici” olan tek çözümün cerrahi bir operasyonla kistin alınması yöntemi olduğu söylenebilir. Doktorların yumurtalıklara zarar verme olasılığından kaynaklı olarak, mecbur kalınmadığı sürece ve hastanın çikolata kistine bağlı olarak ciddi boyutlarda şikâyetleri olmadığı sürece, kiste dokunulmaması gerektiğini düşünmesi de bir çözüm yolu değil, zira kistin varlığını devam ettirmesi ile birlikte, oluşabilecek iltihaplanmalar ile kistin bulunduğu bölgede daha başka hastalıkların, hatta geri dönülemeyen boyutlarda hastalıkların oluşabilme ihtimalinin de olmasıdır. Operasyon uygulansa dahi herhangi bir önlem alınamadığından dolayı ve hastalığın ancak gözle görülebilir kısmının temizlenebilmesinden, görülemeyecek hücrelerin kalmasının son derece mümkün olduğu ve bu hücrelerin yine büyüme hormonlarından beslenerek büyük boyutlara ulaşması, bu durumda da hastalığın nüks etmesi son derece olağandır. Bu nedenlere bağlı olarak en doğru tercih ise, kistin belirli kontrol ve gözetim altında tutularak, herhangi bir zarar vermediği sürece alınmamasına karar vermek olabilir.

Ameliyat Sonrasında Hastalığın Nüks Etme Durumu Ne Kadar Olasıdır ve Hastalığın Tekrar Etmesi Engellenebilir ya da Uzatılabilir mi?

Çikolata kistinin en dikkat çeken noktası, şüphesiz ancak görünebilen kısmının temizlenebilmesi ve hastalığı önleyici ya da tedavi ilaçların henüz üretilmiyor olmasıdır. Bu sebeple, çikolata kistine müdahaleye karar vermeden önce, bu operasyonun sizin bu kistten tamamen kurtulabileceğiniz anlamına gelmediğini, ilerleyen zamanlarda bu durumun herhangi bir süre belirlenemeksizin tekrar etme ihtimalinin yüksek olduğunu bilmeniz gerekir. Bu rahatsızlık, sebebi bilinmediği için henüz gerekli tedavi yöntemleri geliştirilememiş ancak bazı tekniklerle bir süre de olsa tekrar etmesinin zamanı uzatılabilmektedir.

Bu yöntemlerin en bilineni ise en fazla 6 aya kadar adet olma durumunun engellenmesidir. Bu durum daha fazla yapıldığında kemik erimesi gibi kalıcı sorunlara sebep olduğu için, en fazla 6 ay kadar ertelenebilmekte, bu durum ise hastalığın nüksetmesini bir süre olsun geciktirmektedir. Aynı zamanda kullanılacak olan bazı hormonal ilaçlar da kistten kalmış olma ihtimali olan hücrelerin büyümesini engelleyerek, tekrar etmesine belki bir nebze de olsa engel olunabilmekte, en kötü ihtimalle yine nüks etme süresinin uzatılmasına yardımcı olabilmektedir. Her ne kadar bunca önlemin alınmaya çalışılması söz konusu ise de, sebebi bilinemediğinden bazı kişilerde olduğu gibi sizde de çikolata kistinin tekrar etmesi, cerrahi müdahale sonrasında herhangi bir çaba gerektirmeksizin tamamen ortadan kalkmış olabilir. Bu nedenle eğer ameliyat olmaya karar verdiyseniz, tüm bu maddelerin de bilincinde olmanızda fayda vardır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar