Çikolata Kisti Nasıl Tedavi Edilir?

Paylaş:

endo6

Çikolata kisti, rahim dışına henüz bilenemeyen bir sebepten çıkan endometrioama hücresinin rahim dışında kalın barsak sonuna, rahim arkasına, karın içini saran karın zarına ve yumurtalıklara yapışarak, rahim içerisindeki fonksiyonlarını bulunduğu bölgede de devam ettirmesi, hormonlardan beslenerek 15cm büyüklüğüne ulaşabilen yapısı ve yapışkan dokusuyla bulunduğu bölgedeki dokuları birbirine yapıştırmak suretiyle başka rahatsızlıklara da sebep olabilen kist türüdür. Bu kiste ait şiddetli sancıların gösterdiği belirtilerden yola çıkılarak doğru kanıya varılabildiği gibi, hiçbir belirti göstermemesine rağmen yumurtalık kisti ameliyatı sırasında ya da bir rahim kontrolü esnasında da rastlanılabilmektedir. Çikolata kistinin tedavisinin yapılabilmesi için öncelikle doğru teşhisin konulabilmesi son derece önemlidir. Doğru teşhisin konulabilmesi için ise ilk olarak hastanın şikâyet ettiği cinsel münasebet sırasındaki duyduğu ağrı, kronikleşen ve adet döneminde de dönemin dışında herhangi bir zaman dilimi içerisinde de ortaya çıkan şiddetli ağrılar, ciltteki morluklar ve âdete bağlı olarak ortaya çıkan burun kanamaları ile idrar ve dışkıda kana rastlanması ve ağrılardan dolayı hayati işlevlerini yerine getirmede yaşanan aksaklıklar gibi konulardan bir veya birkaçından emin olunması gerekmektedir. Sonrasında yapılacak vajinal ultrason ile de açıkça anlaşılabilen ve yaklaşık yüzde doksan oranında doğru tahmine götüren ultrason görüntüleri ile de kistin çikolata kisti olduğundan emin olunur, son olarak ise kistten alınan parçanın patoloji laboratuarına gönderilmesi ile kistin kanser hücresi barındırıp barındırmadığı, yani iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu teşhis edilerek tedaviye karar verilir. Tedavi aşaması sadece belirtilere bağlı olarak değil, aynı zamanda hastalığın durumuyla da doğrudan ilişki gösterir. Bu kistin oluşumunun son yıllarda üreme problemlerinin sıkça yaşanmaya başlanmasıyla ortaya çıktığı bilinmekte ancak tam olarak sebebinin ne olduğuna dair kesin bir veri elde edilememektedir. Bu durumda da hastalığın tedavi yöntemi olarak herhangi bir ilaç veya zayıflatıcı, önleyici bir uygulama geliştirilememekte, ancak tek çözüm yolu olarak kistin komple temizlenmesi cerrahi bir müdahale ile gerçekleştirilebilmektedir. Bu yöntem de her ne kadar doktorlar tarafından yumurtalıklara zarar verme ihtimali olmasından kaynaklı önerilen bir çözüm yolu olmasa da, ciddi bir durum teşkil etmedikçe ve zorunda kalınmadıkça doktorlar ameliyat taraftarı olmasa da, kistin tedavi edilmediği takdirde bulunduğu bölgeye bağlı olarak iltihaplanma oluşturmasıyla başka rahatsızlıklara da sebep olabileceği ihtimali de göz ardı edilmemelidir.

Çikolata Kisti Ameliyatı Sonrasında Kistten Tamamen Kurtulmak Mümkün müdür?

Çikolata kisti, gözle görülemeyecek boyuttaki bir hücrenin vücut içerisinde ilerleyerek kendisine karın ya da makat bölgesinde bir yer seçmesi ve bu yere tutunarak, büyüme hormonları ile de beslenerek 15cm boyutuna ulaşabildiği bir kist türüdür. Bu türün oluşma sebebi bilinmediği için tek tedavi yöntemi olarak düşünülen ve en azından şimdilik tek tedavi yöntemi olan cerrahi operasyon, yüzeydeki gözle görülebilen tüm alanın kistlerden tamamen arındırılması işlemini geçekleştirmekte, bu temizliğin son derece etkin yapılabilmesi için ise alanında oldukça deneyimli ve bilgi sahibi bir uzman doktorla ekibi tarafından gerçekleştirilmektedir. Ameliyat sonrasında ise adet kanamasının 6 aya kadar kesilmesiyle ve tekrar etme olasılığının minimum seviyeye indirilmesi için yapılan bazı ilaç tedavileri ile hastalığın nüksetme ihtimalini geciktirmektedir. Ancak yine sebebi bilinmemekle birlikte kistin bazı hastalarda tekrar ettiği görülmezken, bazı hastalarda sürekli olarak kendini yenilediğine şahit olunmaktadır. Bu durumun sebebi her ne kadar ameliyatı yapan ekibin uzmanlığına bağlı olsa da, diğer ve en önemli etken ise kistin gözle görülmeyen bir parçasının bölgede kalarak, tekrar büyümeye geçmesinden kaynaklı oluşmaktadır. Doktorların ise bu durumda bulduğu en uygun yöntem kistin sürekli kontrollerden geçerek gözetim altında tutulması, herhangi bir ağrıya ya da negatif duruma sebep vermeksizin, acil görülmediği takdirde operasyonun uygulanmamasıdır. Böylelikle tekrar etme ihtimali yüksek olan hastalığın, başka durumlara yol açmadığı takdirde aynı yerde kalmaya devam etmesinin de doktorlara göre bir etkisi olmamaktadır.

Çikolata Kistinin Belirtileri Adet Ağrılarından Nasıl Ayırt Edilir?

Halk arasında renginden ve görüntüsünden dolayı çikolata kisti ismi verilen endormetriosis rahatsızlığı, hemen hemen birçok hastada şiddetli ağrılarla kendini gösterdiği gibi, bir o kadar kişide de hiçbir belirti göstermeden, bir yumurtalık kisti operasyonu sırasında tamamen tesadüfî bir şekilde ortaya çıkabilmektedir. Bu kadar zıt iki durumun yaşandığı çikolata kisti için, “teorik hastalıklar” adı altında bir kategorilendirme yapılmakta, zira herhangi bir sebebi günümüz teknolojisi ve tıbbi ilerlemesine rağmen bilinmemektedir. Sadece mantıksal olarak yapılardan yola çıkarak nasıl oluştuğu ihtimalinin “varsayıldığı” çikolata kisti, bayanların çoğunda çok şiddetli ağrılarla kendini gösterebilmektedir. Her ay düzenli olarak senelerce adet sancılarını ve ağrılarını yaşayan hanımlar ise bu adet dönemi kimilerinde fazla etkisiz ve kimilerinde son derece etkili ağrılarla atlatılabilmekte bu sebeple özellikle şiddetli ağrılarla adet dönemi geçiren bayanların çikolata kistinin belirtisi ile birbirinden nasıl ayırt edileceği de son derece merak konusu olmuştur. Çikolata kistinin ağrısını adet sancısından ayıran en önemli özelliği, en az aynı şiddette oluşan ağrının sadece adet döneminde değil, herhangi bir günün herhangi bir saatinde belirli aralıklarla ya da sabit olarak yaşanmasıdır. Ayrıca bu ağrı ile birlikte deride morluklar, burun kanaması, idrar ve dışkıda kanama görülmesi gibi durumlardan bir ya da birkaçının birlikte görülmesi de çikolata kistinin var olduğunun göstergesi olabilmekte, adet sancısından farklı bir biçimde seyrettiğini de kanıtlamaktadır.

Çikolata Kisti Hangi Evrede Kısırlığa Sebep Olur?

Çikolata kisti, rahim dışına çıkarak herhangi bir bölgeye yerleşir ve bu bölgede varlığını, salgılanan büyüme hormonları sayede idame ettirerek bazen 15 santimetre boyuna kadar ulaşabilmektedir. Bu boyuttaki ve hatta 3cm büyüklükten sonraki her boyut, çikolata kistinin sınıflandırılmasında 4.evrede yer almakta, bu evrenin içerisindeki kistin rengi ise diğer evrelerdekilere göre çok daha koyu renkli, siyaha yakın bir kahverengine bürünmektedir. Karın bölgesindeki farklı yerlerde milimetrik boyutta çikolata kistleri mevcut iken ve bu kistler 1.minimal evrede yerini alırken, hafif evre olan ve orta evre olan 2. ve 3. evrelerden sonra 4.evreye ulaşan kistlerde, renk olarak koyulaşma, boyut olarak da büyüme gözlemlenmektedir. Özellikle 3. ve 4. evrede boyuta ve renge bağlı olarak yapışkan dokunun da giderek daha yapışkan hale gelmesi ile yumurtalıklarda yer eden kistler, tüplerin tamamen tıkanmasına ve fonksiyonlarını yitirerek kısırlık oluşmasına sebep olabilmektedir.

Çikolata Kistinin En Sık Görüldüğü Organlar Nerelerdir?

Çikolata kisti, rahimden herhangi bilinmeyen bir sebeple adet kanından bir miktar kanın rahim dışına çıkması ve rahim dışında kendisine yer edinmesiyle ve o bölgede büyümeye başlamasıyla ortaya çıkan kist türüdür. Bu kist türlerinin en çok görüldüğü organlar ise kısırlığa sebep olabilen yumurtalıklar ve dış gebelik ihtimalini artıran karın zarına yapışan kistlerdir. Bu bölgelerde sıklıkla rastladığımız ve şiddetli ağrılara sebep olan çikolata kistine, diğerlerine nazaran daha nadir olmakla birlikte rastlanılan, bağırsağın son bölgesi olan rektum ile makat arası ve rahim arkası bölgeleridir.

Tüp bebek

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar