Çikolata Kisti Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Paylaş:

endo11

Çikolata kisti olarak bilinen ve adını rengiyle görüntüsündeki benzerlikten alan kist, rahim dışına yerleşen endometrium hücrelerinin oluşturduğu bir kisttir. Son derece şiddetli ağrılara sebep olabildiği gibi herhangi bir belirti göstermeksizin tamamen tesadüfî şekilde de rastlanması mümkün olabilmektedir. Bu kistin kanserli hücre yapma oranının binde 4 oranında olması, kistin büyük bir risk taşımadığını göstermektedir. Ayrıca yapılan araştırmalar doğrultusunda tüp bebek yönteminin de uygulanabileceği bir durum olan çikolata kisti, tam olarak sebebinin bilinmediğinden dolayı ilaç veya başka tedavilerle önlenememekte veya tedavi edilememekte, kesin çözüm olarak tek yolun ise cerrahi müdahale olduğu bir rahatsızlık türüdür. Ancak şiddetli ağrılara sebep olmadıkça ve üremeye engel olmadıkça, patoloji sonuçları da temiz çıkmış ise ameliyatla kistin alınması, yumurtalıklara zarar verme ihtimalinin bulunmasından kaynaklı olarak önerilmemektedir. Ancak diğer taraftan da çikolata kisti tedavi edilmezse, oluşabilecek bazı durumlar söz konusu olabilmektedir.

Çikolata kisti tedavi edilmezse ne olur sorusuna verilecek ilk yanıt, adet durumundan da yola çıkılarak yerleştiği bölgede oluşabilecek iltihap reaksiyonları olmaktadır. Adet olma döneminde de iltihap oluşumuna son derece elverişli olan rahim bölgesi, çikolata kisti ile her ne kadar rahim dışına taşınmış olsa da, burada asıl görevine devam etmekte, buna bağlı olarak da bulunduğu bölgede iltihaplı reaksiyonlara sebep olarak başka hastalıklara yol açabilmektedir. Özellikle makat bölgesine yerleşmiş olan ve kalın barsak çıkışına yakın kendine yer edinen çikolata kistlerinin iltihabi reaksiyonla bulunduğu bölgeyi etkilemesi, dışkılama sırasında ve boşaltım sisteminde de rahatsızlıklara yol açmakta, büyük derecede yanma, kanama gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir.

Aynı zamanda çikolata kistinin yapısındaki yapışkan doku sebebi ile bulunduğu yerdeki dokuların birbirine yapışmasına sebep olarak, o bölgenin işlevsel özelliklerini yitirmesine, buna bağlı olarak deri altında morluklara kadar sebep olabilmektedir. Ayrıca cinsel yaşamı da son derece olumsuz etkileyebilme ihtimali yaratan çikolata kistleri, cinsel ilişki sırasında şiddetli ağrılar yaşanmasına sebep olmakta, ayrıca kalıntılarının tüpleri tıkaması ile bebek sahibi olmayı da engellemesi gibi durumlarla da sıklıkla yüz yüze gelinmektedir. Buna bağlı olarak tüplerin ucundaki saçakların da işlevlerini yitirmesine bağlı olarak kısırlık oluşumuna sebebiyet vermekte olan çikolata kisti, kistin bulunduğu bölge itibari ile dış gebeliğe de son derece uygun ortam sağlamaktadır. Aynı zamanda yine gebelik ile ilgili olarak söylenebilecek bir durum da, yumurtalıklara yapışkan yapısı ile yapışan ve tüm tüpü tıkayarak işlevini yitirmesine sebep olan çikolata kistinin, alınmadığı durumlarda tüm yumurtalığın alınmak zorunda kalınması ihtimalidir.

Çikolata Kisti Teşhisi En Doğru Nasıl Konulur?

Çikolata kistinin olduğu, herhangi bir belirtiye bağlı olmaksızın tesadüfen ortaya çıkabildiği gibi, bazı etkilerle de farkına varılabilmektedir. Bu sebeplerden başlıcaları, cinsel ilişki sırasında aşırı ağrı hissedilmesi, idrar ve dışkıda kan görülmesi ve zorlanma, adet dönemine bağlı olmaksızın pelvik bölgede yaşanan ağrı ve sancı durumları ile ihtimal verilebilir. Teşhis koymak için yeterli olmayan bu durumlara ek olarak vajinal ultrason denilen ultrason yöntemi ile şeklinden ve renginden yola çıkılarak kistin hangi evrede olduğuna ve çikolata kisti olup olmadığına yaklaşık yüzde doksan oranında doğru sonuçla karar verilir. Ancak kistin iyi ya da kötü huylu olup olmadığının kanısı ise kistten alınacak parçanın patoloji laboratuarına gönderilerek gerekli testlerden geçirilmesiyle kesin olarak belli olur.

Çikolata Kistinin Evreleri Nasıl Sınıflandırılır?

Rahmin dış bölgesindeki bir yere tutunarak, hormonlarla büyüyen ve rahimdeki işlevlerini bulunduğu bölgede gerçekleştiren çikolata kistleri, boyutlarına, renklerine ve bulundukları bölgedeki kapladıkları alana göre bazı sınıflara ayrılmakta, bu sınıfları en çok etkileyen boyutlarına göre de hangi seviyede oldukları kolaylıkla tahmin edilebilmektedir. Bu aşamaların oluşturulması için tabiî ki birçok vaka üzerinde bazı saptamalar yapılmış ve sonuçların da tam başarıya ulaşması için boyutları ile seviyeleri arasında bağ kurularak bu şekilde bir sınıflandırma uygun görülmüştür. Çikolata kistlerinin ilk evresinin yani birinci evresinin minimal evre olarak kabul edilmesi, diğer evrelerin sırasıyla hafif, orta ve şiddetli olarak kısımlara ayrılmasına sebep olmuştur. 4. ve son olarak düşünülen şiddetli evrede kistin boyutu 3 cm den fazla olup, 15 cm e kadar büyüyebilmektedir. Bu aşamada kistin rengi ise diğer evrelere göre daha siyaha yakın bir sıvı ile dolu olmakta ve daha şiş görünmektedir. Yumurtalıkta, rahim arkasında, kalın barsak sonunda görülebilen çikolata kistine özellikle 3.ve 4.evrede karın içerisini kaplayan karın zarına tutunmuş şekilde rastlanmaktadır.

Çikolata Kistinin Oluşmasının Sebebi ve Belirtileri Nelerdir?

Çikolata kisti, endometrium hücresinin, yani rahmin iç katmanındaki, adet döneminde oluşan rahim içi yenilenme sürecinde oluşan akıntı içerisinde, kanın asıl akması gereken yönün tersine doğru bir miktar gitmesi ile rahim dışına taşınan hücrenin, karın içerisindeki zara yapışarak, kalın barsak sonuna doğru yapışarak ve hatta rahmin arka tarafında bile görülebilen ancak en sık yumurtalıklarda rastlanan yapışkan yapılı bir hücredir. Bulunduğu yere tutunduktan sonra rahim içindeki fonksiyonlarını rahim dışında da devam ettirmeye çalışan ve hormonlardan beslenerek büyüyebilen, 2cm den 15 cm ye kadar farklı boyutlara ulaşabilen kistin, kanser hücresi yapmaya elverişli ortam sağlama oranı sadece binde 4 olmasına rağmen, her ne kadar doktorların ciddi bir sorun teşkil etmediği sürece alınmasını önermediği bir rahatsızlık olsa da, bulunduğu bölgede sebep olabileceği bazı iltihaplanmalar ve doku yapıştırmaları ile vücudun diğer işlevlerine de zarar verici olabilmektedir.

Adını, renginin çikolata kahvesine benzetilmesinden ve büyük parçaların dış yüzeyinin de çikolataya benzetilmesinden alan çikolata kisti, en başta adet sancısından rahatlıkla ayırt edilebilecek boyuttaki şiddetli ağrısı ile ve bu ağrı sebebiyle günlük işleri yapamaz duruma gelmekle ayırt edilebilmektedir. Aynı ağrıların adet dönemine bağlı olmaksızın zaman zaman da ortaya çıkıyor olması ve yine çok şiddetli boyutta cinsel ilişki sırasında da ağrı hissediliyor olması da çikolata kistinin varlığına işaret eden etkenlerdendir. Bu ağrıları adet sancısından ayırt eden en büyük özelliği ise herhangi bir ağrı kesici ilaçla veya yöntemle ağrının hafiflememesi ve sürerlik kazanarak belirli aralıklara şiddetini göstermesidir. Bu belirtilerin yanı sıra, makatta görülebilen çikolata kisti de, idrar yolların enfeksiyonal rahatsızlıklara yol açabilmekte, dışkıda ve idrara kana rastlama gibi durumlar da söz konusu olabilmektedir. Diğer taraftan da yine adet dönemi ile aynı anda burun kanaması ile karşılaşılması, deri altında beliren morluklar, kronikleşen bel, sırt ve bacak ağrıları da çikolata kistinin belirtileri olarak kendini gösteren genel etkenlerdir.

Bütün bu belirtilere rağmen kesin teşhis konulabilmesi adına kesinlikle görsel kanıtı da sağlayabilecek olan vajinal ultrason yöntemi ile de belirtiler desteklenmeli, sadece bu belirtilere bakılarak tam teşhis konulmamalıdır. Yaşanılan rahatsızlıktan kaynaklı olarak ya da etmenlerin boyutuna göre de son olarak tedavi yöntemi belirlenerek, gereken uygulanır ve bu doğrultuda hem kistin sebep olduğu gebelik ya da diğer rahatsızlıklar gibi sorunlar önlenmiş olunur, hem de kistin tamamen temizlenmesi sağlanmış olunur. Ancak hiçbir durumda unutulmamalıdır ki, cerrahi operasyon dahi uygulansa, çikolata kisti, kendini yenileyebilen ve ilerleyen zamanlar nüksetme ihtimali yüksek olan bir rahatsızlıktır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar