Tüp bebek ve İnfertilite Tedavisi - Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu

Çoğul Gebeliklerde Annelerin Yaşadığı Sorunlar

Çoğul gebelikler tekil gebeliklere göre her zaman daha fazla risk taşıyan, anne adaylarını daha fazla zorlayan gebeliklerdir. Anne adayları bu durumda daha dikkatli olmak zorundadır. Bu gebelikler tekil gebeliklere göre, olağan dışı sorunların ortaya çıkma riskini arttırır. Gebelikteki bebek sayısına göre, risk oranı da fazla olur. Bu riskler anne adayı ve bebekler açısından değerlendirilebilir. Çoğul gebelik yaşayan anne adaylarının rutin doktor kontrolüne daha fazla önem vermesi gerekir. Kontrollerinin daha sık olmasına dikkat etmeleri gerekir. Çoğul gebelik haberi almak çoğu ailede sevinçle karşılanırken, bunun getirdiği sorumlulukların tam olarak yerine getirilmesi unutulmamalıdır. Özellikle tek yumurta ikizi taşıyan anne adayları, çift yumurta ikizi taşıyanlarından daha fazla risk taşımaktadır. Sağlıklı bir 9 ay geçirmek için, sağlıklı bebeklere sahip olmak için, doktorunuzun önerilerini dikkate almalısınız.

Çoğul gebelikte anne adayını ilgilendiren riskler

Erken gebelikte görülen belirtilerin şiddetinin artması

Tekil gebeliklerde görülen bulantı ve kusma şikâyeti bu durumda daha şiddetli yaşanmaktadır. Buna sebep olarak beta HCG hormonunun seviyesinin bebek sayısıyla artış göstermesi gösterilebilir. Bu dönemde şikâyetleri yoğun olan kadınların çoğul hamilelik yaşadığından şüphe edilebilir.

Düşük olasılığının fazla olması

Çoğul gebelikler tekil olan gebeliklere göre daha fazla düşük riski taşımaktadır.

Kaybolan ikiz sendromu

Tespit edilen ikiz gebelik sayısı, zamanında doğan ikiz bebek sayısından fazladır. Bu gebeliğin ilk üç ayında bebeklerden biri ya da daha fazlasının gelişiminin durmasıyla ya da ölmesiyle birlikte gebeliğin tekil gebelik gibi devam etmesinden kaynaklanır. Bunun ultrason tetkikinde ikiz olarak tespit edilmesinden sonraki ultrasonografide ikiz eşin görülmemesine kaybolan ikiz sendromu denmektedir. Özellikle ilk trimesterde olan vajinal kanamaların, bu sendromun belirtisi olması muhtemeldir.

Gebelikteki belirtilerin daha şiddetli olması

Çoğul gebeliklerde rahmin büyüme oranına bağlı olarak ve oluşan baskının fazla olması nedeniyle, belirtiler daha şiddetli yaşanır. Bel ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığı, son dönemdeki yürüme güçlüğü çekilmesi, varis ve basur oluşumu bu gebelerde daha sık ve yoğun olur.

Kansızlık riskinin yükselmesi

Hamilelikte hormonların han hacmini arttırması daha fazladır. Kan hücreleri bunu takip edemediği için, erken dönemden itibaren, anne adayında kanın sulanması nedeniyle kansızlık meydana gelebilir. Çoğul gebeliklerde kan hücresinin yapımı daha hızlı olduğundan, demir ve folik asit ihtiyacı fazladır. Bunlar dışarıdan takviye edilmediğinde, kansızlığa bağlı etkiler şiddetli şekilde yaşanabilir.

Erken doğum riski ve erken doğum olmasındaki risk fazladır

Çoğul gebelik geçiren kadınlarda bebek sayısına bağlı olarak, gebelik süresinde azalma olur. İkiz gebelik olduğunda bu süre 37 hafta iken, üçüz gebeliklerde 35 haftaya kadar iner. Bu gebelerde erken doğumun olmasına etki eden faktöre, suların erken dönemde gelmesidir.

Preeklampsi ve hipertansiyon riskinde artış

Bu gebeliklerde tekil gebeliklerle kıyaslandığında, preeklampsi ve hipertansiyon riski bebek sayısıyla orantılı olarak artar. Bu tek yumurta ikizini taşıyan kadınlarda, çift yumurta ikizi taşıyana göre daha yüksektir.

Amniyos sıvısındaki artış nedeniyle oluşan riskler

Çoğul gebeliklerde yaklaşık % 10 kadar amniyos sıvısı fazla olmaktadır. Bu tek yumurta ikizlerinin hamileliğinde daha şiddetli etkilere neden olur. Ayrıca ikiz eşten birinin kanı diğerine geçtiğinde, amniyos sıvısı artabilir.

Hastanede daha uzun süre kalma

Tek gebeliklerde doğumdan önce kadının hastanede yatma olasılığı oldukça düşüktür. Fakat çoğul gebeliklerde her zaman düşük ve erken doğum riski fazla olduğundan, hastaneye yatma daha fazla görülebilir.

Çoğul gebeliklerde sezaryenle doğum riski bulunmaktadır

Çoğul gebeliklerde doğumun nasıl yapılacağı son haftalarda bebeklerin anne karnındaki pozisyonuna göre karar verilmektedir. Ancak normal doğum kararı bile verilse, doğum sırasında meydana gelen risk nedeniyle sezaryenle doğuma her zaman dönüş yapılabilir.

Doğum sonrasında kanama riskinin olması

Kadınlarda rahim daha fazla gerildiğinden ve plasenta yüzeyi daha geniş olduğundan, çoğul gebeliğin doğumdan sonra daha fazla kanama riski yapma olasılığı bulunmaktadır. Bu rahmin daha etkin kasılmasından meydana gelebilir. Bu gebeliklerde kadınlarda doğum sonrası sendromunun ortaya çıkma olasılığı daha yüksek olmaktadır.

Çoğul gebelikte bebeklerle ilgili risk faktörleri

Bu gebeliklerde bebeklerin düşük kilolu doğması, erken doğması riski oldukça fazladır. Ayrıca bu bebeklerde doğumsal anomali olma olasılığı daha yüksek olur. Doğumdan sonra bebeklerde gelişim riski, beslenme sorunları daha fazla görülür.

Çoğul gebeliklerde beslenmeye daha fazla dikkat edilmeli

Çoğul gebelikler tekil gebeliklere göre, beslenmede bazı noktalara dikkat edilmesi gereken dönemdir. Rahat bir hamilelik geçirmek ve sağlıklı bebekler dünyaya getirmek, aynı zamanda anne adayının kendi sağlığını koruması gereken bir süreçtir. Beslenmede en büyük sıkıntı anne adayının, demir, kalsiyum, protein ve omega 3 yağ asitlerine daha fazla ihtiyaç duymasından kaynaklanır. Bu dönemde kadınlar kabızlığı daha fazla yaşadığından, özellikle su tüketimine önem verilmesi gerekir.

Kaybedilen demirin yerine konması gerekir

Çoğul gebeliklerde daha fazla miktarda demir ihtiyacı olmaktadır. Bu oran tekil hamileliklerde 30 mg iken, ikiz gebeliklerde 60 mg kadardır. Bu nedenle hem dışarıdan hap olarak, hem de besinlerden yeteri kadar demir alınmalıdır.

Kalsiyum gebelikte azalır, yerine konmadığı takdirde olumsuz etkiler yapar

Bu dönemdeki önemli mineral ihtiyaçlarından birisi kalsiyumdur. Bu gebeliğin 28. haftasından itibaren daha fazla artar. Yeteri kadar kalsiyum alınmadığında, vücuttaki kalsiyum oranı düşmektedir. Bu kemik yıkımı beraberinde getirir.

Omega 3 yağ asitleri gelişim için çok faydalı

Hamileliğin özellikle son trimesterinde önem kazanan omega 3 yağ asitleri, beyin, kalp, göz ve gelişim açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle omega 3 yağ asitleri bakımından zengin olan balık çeşitleri tüketilmelidir.

Protein ihtiyacı da çoğul gebeliklerde daha fazladır

Bebeklerin gelişimi açısından, özellikle altıncı ayla birlikte yeteri kadar protein alınmalıdır. Bu hem bitkisel kaynaklardan, hem de hayvansal kaynaklardan karşılanmalıdır.

Çoğul gebeliklerde yeterince su tüketilmediğinde, erken doğum riski artar

Anne adayları bu dönemde özellikle kabızlık sorununu daha fazla yaşar. Bu son aylarda daha fazla olur. Bu açıdan beslenmeye dikkat edilmeli, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmelidir. Son 3 ay içinde anne adayının sıvı tüketimi oldukça önemlidir. İlk zamanlarda 2 litre su tüketimi yeterli olurken, bu çoğul gebelikler için son aylarda 3 litreye çıkarılmalıdır. Çünkü plasenta içinde olan su oranı çok önemlidir. Bu erken doğum riskini arttıran bir unsurdur. Özellikle sıcak yaz aylarındaki gebeliklerde, buna daha fazla dikkat edilmelidir.

Çoğul gebeliklerde anne adayları yemeğe yüklenmemelidir

Çoğul gebeliklerde doğum sonrası zorlukları

Bebeklerin doğmasıyla birlikte, anneyi zorlu bir süreç beklemektedir. Bu nedenle eşinden ve diğer aile bireylerinden alacağı destek oldukça önemlidir. Evin düzeninin değişmesi, bebeklerin bakımı anneyi oldukça zorlayacaktır. Bu zorlu süreçte eşiyle paylaşımları azalacak, belki de aile içi sorunlar baş gösterecektir. Bu nedenle anneye destek olunması çok önemlidir. Eğer ailenin başka çocuğu varsa, bu konuda sorunlar yaşanabilir. Anne babanın ilgisini hem bebeklere, hem de diğer çocuğuna göstermesi gerekir. Özellikle baba bebeklerin bakımında anneye destek olmalıdır. Doğumdan sonra da doktor kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Tüp bebek