Tüp bebek ve İnfertilite Tedavisi - Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu

Endometriozis (Çikolata Kisti) Nasıl Oluşur?

Rahmin iç katmanı olan ve adet kanaması olmasını sağlayan endometrium dokusu, adetten sonra 3-5 mm kalınlıkta olur. Bu doku adet döngüsünde hormonların etkisiyle kalınlaşır ve adet kanaması öncesinde 9-15 mm kalınlığa ulaşır. Yumurtalıktan salınan yumurtayla spermin döllenmesiyle birlikte, 5-6 gün içinde rahme ulaşarak, kendisi için hazırlanan rahme tutunur ve gelişimini sürdürür. Bu döllenme gerçekleşmediğinde, kalınlaşan rahim içi dokusu yani endometrium adet kanamasıyla birlikte vücut dışına atılır.

Rahimdeki bu dokunun bilinmeyen bir sebeple rahim dışındaki bir alana yerleşmesiyle endometriozis hastalığı oluşmaya başlıyor. Yumurtalıklar bu dokunun en fazla yerleşme gösterdiği bölgedir. Bunun dışında vücutta başka alanlara da yerleşmesi mümkündür. Bu doku hücreleri aynı rahmin içinde yaptığı eylemleri yerleştikleri dokularda yapmaya başlarlar. Her ay kalınlaşır ve kanamayla dökülür. Ancak rahim dış dünyaya vajinayla bağlantılıdır. Yani burada olan kanama vajina aracılığıyla dışarıya atılabilir. Diğer dokularda olan kanama dışarıya atılamadığından, zaman içinde birikim yaparak burada kistleşmeye başlar. Aynı zamanda çevredeki dokular arasında yapışıklığa yani adezyonlara sebep olurlar.

Endometriozis ilk kez 1861 yılında Doktor Rokitansky tarafından tanımlanmıştır. Ancak bunun neden kaynaklandığı henüz bilinmemektedir. Bu yüzden bazı teoriler üretilmiştir. Teoriler hastalığı olarak bilinen endometriozis hastalığının çok sayıda faktörün etkisiyle oluştuğu düşünülmektedir. Bunun östrojene bağımlı olduğu ve menopoza girinceye kadar kadınlarda % 98 oranında etkili olduğu gözlenmiştir.

Endometriozis hastalığının oluşumu hakkında ortaya atılan teoriler

Endometriozis neye benzemektedir?

Rahim içi endometrium hücrelerinin yumurtalığa yerleşmesiyle, burada oluşan kanamanın yumurtalıkta zamanla birikmesiyle meydana gelen kistler, çikolata kisti olarak tanımlanır. Bu kistlerin içindeki sıvının renk olarak koyu kahverengi, görüntü olarak çikolata gibi olması yüzünden bu isimle anılır. Kistler genellikle tek yumurtalıkta, nadiren her iki yumurtalıkta görülebilir. Bunların iyi huylu kistler olduğu kabul edilir. Boyutları 10-15 cm kadar olabilir.

Endometriozis belirtileri ve yakınmaları nelerdir?

Bu hastalığı bulunan kadınlar genellikle şiddetli ağrıyla yaşadıkları adet kanamalarından, cinsel ilişkideki ağrıdan, kronik pelvik ağrı ya da bel ağrısı gibi vücut ağrılarından yakınırlar. Çekilen ağrıların giderek şiddetlenen ve ağrı kesiciyle tedavi edilmeyen etkisi bulunmaktadır. Endometrium dokusunun yerleştiği alandaki lezyonlardan salgılanan prostaglandin maddelerinin etkisiyle oluşan rahimde kasılmalar bu ağrıların olmasına neden olur. Hastalığın seviyesi ağrıların şiddetine etki etmez. Endometriozis hafif derecede olsa da, şiddetli ağrılara neden olabilir. Bunun gibi ilerlemiş endometriozis hastalığı da, hafif ağrılara ya da hiç ağrıya neden olmayabilir. Hastalardaki ağrıların uzun süre devam etmesi ve adetten daha önce başlaması da hastalığın ilerlediğinin göstergesidir. Ağrıların en şiddetli olduğu zaman, adet kanamasının başladığı dönemdir. Adet sırasındaki ağrılarda vücutta başka bölgelerde de ağrılar gelişebilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı olması da, endometriozis hastalığına özgü olabilir. Hastalarda adetler arasında oluşan lekelenme tarzı kanamalarda meydana gelebilir.

Endometriozis ( çikolata kisti ) hastalarında gebe kalamama sorunu da sıkça görülebilir. Kadınlarda olan kısırlıkta hastaların % 10-20 kadarında farklı derecede çikolata kisti tespiti yapılmaktadır. Buna rağmen kısırlık ve çikolata kisti arasında olan ilişki tam olarak bilinmemektedir. Çikolata kistinin hafif ve orta derecesinin kısırlık üzerine etkisi hala tartışmalıdır. Endometriozis hastalığının pelvis boşluğundaki inflamasyon etkisi nedeniyle bazı maddelerin salınımına ve bununla folikül ve yumurta gelişiminde olumsuz etkiye neden olmasının kısırlık etkisi yaptığı düşünülmektedir. Hafif derecede hastalığı olan kadınlardaki kısırlıkta başka etkenlerin rolü olacağı ya da açıklanamayan kısırlık kategorisinde değerlendirileceği kabul edilir. Şiddetli hastalık derecesi ise, kadında kısırlık sebebi olarak kabul edilmektedir. Çikolata kistlerinin yapışıklığa neden olmasa da, ovulasyonu bozmuş olması kısırlığa neden olur. Yapışıklıklar ise kadının üreme sisteminin fonksiyonunu bozarak, kısırlık etkisi yaratmaktadır. Hastalarda çikolata kistinin meydana getirdiği yakınmalar ise;

Endometriozis ( çikolata kisti ) hastalığında hastalar bu yakınmaların birini ya da daha fazla sayıdakinin etkisinde olabilir. Kendisinde bu gibi belirtilerin olduğunu düşünen kadınların mutlaka çikolata kisti için muayene olması tavsiye edilir.

Endometriozis tanısı nasıl yapılır?

Çikolata kisti için kadına yapılan muayene, yakınmaların olması ve ultrasonografi tetkiki yardımcı olsa da, kesin tanı için kistlerin direkt olarak görülmesi ve buradan alınan dokuların patolojik olarak incelenmesi sayesinde konur. Bu hastalıkta tanı ve tedavi aynı anda yapılabilir. Fakat kesin tanı koymak için, cerrahi uygulamanın yapılması gerekir. Hastaya sadece tanısal amaçlı laparoskopi yapılacaksa, bu sırada meydana gelen tüm olgular inceleme altına alınır. Meydana gelen lezyonlar, pelvis oluşumları ve organlarda oluşan yapışıklıklar değerlendirilerek, daha sonradan yapılacak cerrahi tedavi için planlama yapılır. Hastaların laparoskopiyle birlikte ultrason tetkikleri mutlaka yapılmalıdır. Bu sayede görünmeyen lezyonların izlenmesi ve gözden kaçmış olabilecek küçük kistlerin görülmesi mümkün olabilir.

Endometriozis tedavisi nasıl yapılır?

Çikolata kistinin henüz kalıcı kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Bu kistin oluşma sebebinin kesin olarak bilinmeyişinden kaynaklanır. Sebebi bilinmeyen bir hastalığın tedavisi de tam olarak bilinemez. Hastaya uygulanan tedavilerde tamamen ağrı ve kısırlık gibi belirtilerin yok edilmesi amaçlanır. Bu amaçla hastaya tıbbi ve cerrahi tedavi seçenekleri uygulanır.

Tıbbi tedavilerde hastalığın engellenmesini sağlayan hamilelik ve menopoz etkilerinin oluşturulması hedeflenir. Çünkü çikolata kistleri östrojene bağımlı olarak gelişir. Hastalarda hamilelik ve menopoz dönemlerinde olan ortamın sağlanmasıyla, çikolata kistlerinin etkisi azaltılır ve kistlerin küçülmesi sağlanır. Ancak bu tedaviler uzun süre uygulanamaz. Uzun süreli tedaviler hasta için sakıncalı olabilir. Kısa sürede kistin üzerindeki östrojen etkisi giderilerek, endometrial doku baskılanmaya çalışılır.

Hamilelik taklidi için, hastalara doğum kontrol haplarıyla tedavi uygulanır. Menopoz döneminin oluşturulması için danazol ve GnRH analoğu ilaçlarından faydalanılır. Bu sayede östrojen seviyesi düşürülür. Ancak östrojenin aşırı düşmesini önlemek için, bir taraftan östrojen takviyesi ilaçlar verilerek bir denge sağlanmaya çalışılır. Aksi takdirde kadınlarda aynı menopozda önlem alınmadığında oluşabilecek kemik erimesinin önüne geçilemez.

Tıbbi tedaviler ağrı yakınmasında etkili olurken, kısırlık çeken hastalarda mutlaka cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Özellikle şiddetli çikolata kisti vakalarında cerrahi tavsiye edilir. Bu laparoskopik yöntemle uygulanmaktadır. Tedaviden sonra belirli bir süre gebe kalamayan kadınlara, tüp bebek tedavisi gibi üreme yöntemlerinin uygulanması önerilir.