Tüp bebek ve İnfertilite Tedavisi - Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu

Erken Yumurta Yetmezliği Nedir?

Erken yumurta yetmezliği, bir kadının 40 yaşından önce yumurtalık fonksiyonlarının bozulduğu, adet görmeme ve gonadotropin seviyelerinin yükselmesine bağlı olarak östrojen hormonunun azalması sonucunda fizyolojik ve psikolojik sorunların ortaya çıktığı olumsuz bir tablo olarak adlandırılmaktadır. Genç kadınların 4 ay boyunca adet görmemesi ile FSH hormon düzeylerinin 40 IU/L’den yüksek çıkması ve seks steroidlerindeki azalma durumu ile tespit edilmektedir. Kadınların yumurta rezevlerinin doğal süreçte yani menopoz döneminde sonlandığı yaş aralığı 40-60’tır. Ancak bu yaşlardan çok daha önce görülen erken yumurta yetmezliği 40 yaşlarındaki kadınların %1’inde, 30 yaşından genç olan kadınların ise % 0, 1’inde görülmektedir. Ayrıca 20 yaşından genç kadınlarda da görülme sıklığı % 0,01’dir.

Erken yumurta yetmezliğinin nedenleri nelerdir?

Prematüre ovaryen yetmezlik (erken yumurta yetmezliği) dışındaki normal yumurta gelişiminde bir çok faktör rol oynamakta ve bu faktörlerin dengeli bir şekilde işleyişi sonucunda normal yumurta gelişimi sağlanmaktadır. Bu faktörlerin herhangi birinde yaşanan aksama sonucunda fizyolojik süreç sekteye uğrayarak, bazı olumsuz tabloların çıkmasına neden olmaktadır. Fakat erken yumurta yetmezliğine neden olan sistemsel aksama bilinmemekle beraber, buna neden olan durumların tanımlamak için erken yumurta yetmezliğinin sınıflandırılmasından yararlanılmaktadır. Bu nedenle erken yumurta yetmezliği iki ana başlıkta incelenmektedir:

Hamilelik için en uygun dönemlerde yumurtalıklarda yaklaşık 6-7 milyon oosit bulunmaktadır. Ayrıca bu duruma paralel olarak büyük bir kısmında apoptoz yani zararsız hücre ölümü gerçekleşmektedir. Ancak bu apoptoz sisteminde yaşanan değişimler erken yumurta yetmezliğine neden olabilmektedir. Kalan foliküller de ise, gonadotropin, östrojen, büyüme faktörleri, sitokinler, nitrik oksit ve aktin iskeletlerinin dengeli çalışması ile doğurganlık sistemi aktif bir şekilde devamlılığını sürdürmektedir. Ancak bu sistemsel döngüde yaşanan anormal davranış sonucu, apoptoz mekanizmasında artış görülür ise, erken yumurta yetmezliği söz konusu olmaktadır. Folikül sayısındaki azalma durumu puberte döneminden önce görülür ise, gonadal disgenize olarak ifade edilmektedir. Ayrıca bu durum, primer amenore yani kız çocuklarının 14 yaşına kadar hiç adet görmeme sorununun yaklaşık %30-40’ında etkin sorun olarak görülmektedir.

Erken yumurta yetmezliği vakalarının yaklaşık %10-30’unda otoimmun hastalıkları yer almaktadır. Bağışıklık sisteminde yaşanan anormal değişimler normal yumurtalık fonksiyonlarını etkileyerek, foliküllerin erken yaşta tükenmesine neden olabilmektedir. Foliküllerin tükenmesine ve disfoksiyonuna neden olan faktörler ise, aşağıdaki gibi olmaktadır:

Erken yumurta yetmezliği vakalarının yaklaşık %60’unda femur başı kemik mineral yoğunluğunun olması gereken yaş aralığındaki referans değerlerinin daha aşağısında olduğu saptanmaktadır. Ancak neden olduğu faktörler bilinmemekle beraber, daha önce geçirilmiş olan over cerrahisi, kanser tedavilerinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi, otoimmun hastalıkları, adrenal yetmezliği ile ilgili oluşabilecek belirtiler, ailede erken yumurta yetmezliği hikayesi ve genetik mutasyon şüphesinin değerlendirilmesi gerekir.

Erken yumurta yetmezliği nasıl teşhis edilir?

Erken yumurta yetmezliği vakalarında ilk önce hamileliğin ekarte edilmesi gerekir. Sonraki aşamalarda ise, FSH, LH, E2, TSH ve prolaktin (süt hormonu) değerleri incelenmektedir. FSH değerlerinin LH değerlerinden yüksek çıkması halinde, östrojen seviyelerini belirlemek için progesteron challange günlük testi MPA 5 gün uygulanmaktadır. Bu test sonucunda erken yumurtalık yetmezliği olan hastalarda adet kanamasının gerçekleşmemesi gerekir. Fakat erken yumurta yetmezliği vakalarında henüz yumurtalık fonksiyonları aralıklıda olsa görevini yerine getirdiği için büyük bir kısmında adet kanaması meydana gelmektedir. Bu gibi durumlarda tanı süreci askıya alınır.

Bunun dışında erken yumurta yetmezliği şüphesi ile yumurtalık rezevlerinin değerlendirilmesi amacı ile İnhibin- B ve anti- Mülleryan hormon testleri yapılmaktadır. Fakat günümüzde erken yumurta yetmezliği vakalarındaki en güvenilir ve en net bilgiyi veren yöntem olarak AMH testleri ile kolaylıkla tanı konulabilmektedir.

Erken yumurta yetmezliğinin tedavisi var mı?

Erken yumurta yetmezliğinin erken dönemlerde fark edilmesi ve tanı konulmasını ardından, ortaya çıkabilecek rahatsızlıkların önlenmesine yönelik tedavi planı yapılmaktadır. Normal menopoz sürecinde yaşanan yumurtalık rezervlerinin azalması gibi erken yumurta yetmezliği vakalarında da engelleyici tedavi bulunmamaktadır. Daha çok östrojen hormonun eksikliğine paralel olarak vücudun genelinde yaşanan değişimler sonucunda osteoporoz (kemik erimesi) gelişimine ve ileride ortaya çıkabilecek kalp-damar hastalıklarına karşı koruma planı yapılmaktadır.