Tüp bebek ve İnfertilite Tedavisi - Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu

İleri Yaşta Hamilelik ve Riskleri

Kadınların çalışma hayatına girmesi, eğitim olanaklarının artması dolayısıyla kadınların bir bebek sahibi olmayı düşünme yaşları da artmıştır. Öncelikle yüksek öğrenimi bitirmek, bir işte kariyer yapmak ardından evlenip çocuk yapmayı düşünen hanımlarda gebe kalma yaşı 20’lerden 30’lara, hatta 40’lara çıkmıştır. Ancak ilerleyen yaşla beraber üreme fonksiyonları yavaşladığından, yumurtlama faaliyetleri düzensizleşebildiğinden planlanan zamanda gebe kalamama durumları yaşanmaktadır. Zira bir kadının üreme fonksiyonlarının 20-30 yaşlar arasında en yüksek seyirde olduğu bilinmektedir. 35 yaşından sonra ise gebelik gerçekleşme olasılığı azalmakta ve güçleşmektedir. Ayrıca tıp teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilen ileri yaş gebeliklerinde bebekte anomalikler gözlenme olasılığının yüksek olduğu da bilinmektedir.

Yaş ve gebelik arasındaki ilişki

Diğer tüm değişkenleri aynı olan iki kadın incelendiğinde yaş olarak genç olanın gebe kalma olasılığının daha yüksek olduğu bilimsel bir gerçektir. 20-30 yaşlar arasındaki sağlıklı bir bayanın gebe kalma olasılığı % 20 iken, 40 yaşın üzerindeki yine sağlıklı bir bayanın gebe kalma olasılığı % 5’lere düşebilmektedir. Çünkü yaş ilerledikçe üreme, yumurtlama fonksiyonlarında yavaşlama, azalma gözlenmektedir. Ayrıca ileri yaşta aşılama ya da tüp bebek gibi tıbbi müdahalelerle gebe kalanlarda düşük, ölü doğum, sağlıksız bebek gibi olumsuzluklar yaşanma ihtimali çok yüksektir. Zira bu yaşlara gelen kadın doğduktan sonraki 40 yıl boyunca doğurganlığını olumsuz etkileyecek hastalıklar, enfeksiyonlar, cerrahi müdahaleler geçirmiş olabilir. İşte bu durumlar da gebe kalma olasılığını azaltabilir. Her kadın için aynı riskler söz konusu olmasa da ileri yaşlarda ortaya çıkabilen hiper tansiyon ve diyabet gibi rahatsızlıklar hem doğurganlığı hem de sağlıklı bir bebek sahibi olmayı olumsuz etkilemektedir.

İleri yaş gebeliklerinde sıkça rastlanan sorunlar

İleri yaş gebeliklerinde hem anne adayı hem de bebek için çok sayıda risk söz konusudur. Özellikle 40 yaşın üzerindeki hamileler sıklıkla yüksek tansiyon, diyabet, idrar yolu enfeksiyonları ve ödem sorunu ile karşılaşmaktalar. İlerleyen yaşla beraber neredeyse tüm kadınlarda belli miktarda ortaya çıkan “tip 2 diyabet” (yaşlı diyabeti) gebelikte hem bebek hem de anne adayı için tehlikelidir. Özellikle gebelik zehirlenmesi, düşük ve erken doğumlar diyabet kaynaklı olabilir. Yaşla beraber oluşan, ilerleyen yüksek tansiyon da ani bebek ölümü, plasentanın erken ayrılması gibi hem anne hem de bebeğin hayatını tehlikeye atan sorunlara yol açabilir. Bunların yanında düşük yapma, dış gebelik, anomaliler taşıyan bebek, gelişme geriliği, erken doğum gibi pek çok olumsuzluk ileri yaşlardaki gebeleri beklemektedir. Bu dönemde karşılaşılan sorunları en aza indirebilmek için doğum doktorunun anne adayı ile sürekli iletişim halinde olması ve ileri yaş gebelikleriyle ilgili konularda tecrübeli olması gerekmektedir.

İleri yaşlardaki anne adaylarına öneriler

35 yaşın üzerinde olan kadınlar gebelik dönemlerinde çok daha özenli ve dikkatli olmak durumundalar. Öncelikle daha gebelik gerçekleşmeden yüksek tansiyon ve gebelik gibi rahatsızlıkların olup olmadığının tespit edilmesi, varsa kontrol altına alınması gerekmektedir. Fazla kilosu olan kadınlar gebe kalmadan önce ideal kilolarına kavuşmalılar ve yaşla beraber güçsüzleşmeye başlayan kasları, kemikleri güçlendirmek için egzersizler yapmalıdırlar. Gebelik planlandığı andan itibaren doktor kontrolü altında folik asit kullanımına başlanmalı ve bu şekilde bebekte görülme olasılığı bulunan sinir sistemi problemleri önlenmelidir.