Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Paylaş:

cancer

Meme dokusu, vücuttaki pek çok bölgemizde olduğu gibi bağ doku ile desteklenmiş olarak yer alan ve bunun yanı sıra yağ ve bez dokusu ile bütünleşmiş bir hücreler topluluğudur. Bağ doku hücreleri hücre içi ve dışı dengede olacak biçimde metabolik fonksiyonlarını devam ettiremeyerek başka dokulara geçebilecek şekilde kanserleşirler. Bir hücre topluluğu ait olduğu organın içerisinde görevlerini gerçekleştirebiliyor ve diğer organlara geçiş yapamıyorken, meme kanseri durumunda kanserli hücreler meme bölgesi dışına çıkarak diğer organlardaki hücrelerin arasına karışarak yayılabilirler.

Süt üretimini gerçekleştiren hormonların salgıları da meme bölgesini hedef organ olarak göstermektedir. Bu anlamda meme fonksiyonlarının olumlu bir gelişme içerisinde devam etmesi kadınlık ve annelik durumları bazında büyük bir önem teşkil etmektedir. Meme kanseri vakası söz konusu olmadan da belirtilerin ne olduğu bilinirse kişi kendi kontrolünü tek başına gerçekleştirebilmektedir. Bu sayede kişi, olası bir olumsuz durumda mamografi çekinmek üzere doktor ile temas kurabilmektedir.

Meme kanseri dünya genelinde özellikle de batı ülkelerinde yaşayan kadınlarda çok sık rastlanan bir hastalıktır. Ölümcül olabilen bu hastalıkta erken tanı ciddi önem taşır. İrsi yani kalıtsal sebepler ile de ortaya çıkabilen hastalık ailede yakınlarda söz konusu ise her 6ayda bir mamografi çekinmek erken tanı için avantaj sağlayacaktır. Yapılan araştırma bulgularına göre her 8 kadından birinde meme kanseri oluşumu gözlenmiş ve kadınların vücudunda ortaya çıkabilen en yaygın kanser türü olarak literatüre geçmiştir.

Meme kanseri belirtileri hakkında fikir sahibi olarak hastalığın vücudunuzda var olup olmadığını erken tanı ile tespit edebilirsiniz. Meme kanseri belirtileri ileri evrelerde ağrılı semptomlar olarak ortaya çıkmakta fakat bu aşamaya gelene kadar müdahale edilmezse hastalık çok sıkıntılı bir sürece girebilmekte, tedavisi zorlaşmaktadır. Meme kanseri belirtileri hakkında bilinçlenmiş bir birey hastalığa karşı daha duyarlı hale geleceğinden bu belirtilerin toplumca bilinmesi şarttır.

Meme kanseri belirtileri:

·         Memelerin birbirinden farklı büyüklüğe erişerek değişmesi

·         Meme üzerinde kırmızı renkte noktasal biçimde dağılımların varlığı

·         Yoğun meme dokusu nedeniyle saklanmış tümörün ağrılı süreç başlatması

·         Memenin baş kısmında sıvısı ile karışık kan dokusu oluşumu

·         Meme ucunun iç kısıma doğru göçmesi

·         Meme yan duvarlarında soyulmaların meydana gelmesi ve kızarıklıklar

 

Meme Kanserinde Erken Tanı

Meme kanseri yaş grubu olarak geniş bir kitleyi hedef aldığından 20-70 yaş aralığındaki bireylerde ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Bu aşamada asıl durum ise östrojen hormonunun gereğinden fazla ya da az salgısının söz konusu olmasıdır. Erken tanı ile kısa süreli bir tedavi süreci ile kurtulabiliyor iken geç tanı koyulması durumunda hastanın meme kaybı ya ad hayatının sonlanması gibi durumlar gelişebilmektedir. Meme kanserinde erken tanı diğer hastalıkların pek çoğundan çok daha önemli bir durum arz etmektedir.

Erken tanıda en önemli etken kişinin kendi kendini muayene etme sürecidir. KKME olarak da araştırmalara konu olan bu durum ile meme bölgesine oluşan ya da büyümekte olan bir kitlenin durumundan haberdar olabilirsiniz. Bunun için yapacağınız ise kontrol edeceğiniz memenin tersi yönde yan pozisyonda yatarak çapraz eliniz ile meme yanı ve koltuk altı bölgesini minik dokunuşlar ile kontrol etmek olacaktır. Meme dokusunda bir kanserli hücre oluşumu, beze ya da yağ dokusunda birikmeler gibi sıkıntılar var olduğunda bunlar hissedilebilir seviyeye erişmektedirler.

Erken tanı sırasında kullanılan tedavi yöntemlerinde büyük ölçüde olumlu sonuçlar elde edilmektedir. Ölüm riski azalmakta ve meme kaybı olmadan kanserli hücrelerin tedavi ile tamamen ortadan kaldırılması durumu söz konusu olmaktadır. Risk gurubu içerinde olsun ya ad olmasın her kadının 20 yaşını geçmesinin ardından düzenli olarak meme cerrahisi bölümüne kontrole gitmesi sağlık anlamında atılacak olumlu adımlardan biri olarak şarttır. Meme kanserinde erken tanı diğer kanser türlerinde olduğu gibi çok büyük önem arz eder.

Meme Kanseri Tedavi Yöntemi

Tedavi aşamasında hastanın kaçıncı evrede olduğu belirleyicidir. Toplamda 4 evreye ayrılmış olan evrelerin kendi içerisinde dallanması ile 4den daha fazla durum içeren tanı aşamasında hastanın hangi evrede olduğu belirlenir ve buna uygun tedavi yöntemi uygulanır.

Evreler sırasıyla şu şekildedir:

·         İlk evrede tümör yarıçapı yaklaşık olarak 8mm kadardır. Bu evrede tümör çok küçük bir kitle olduğundan bir alana yayılmamış ve sıçramalara sebep olmamıştır. Hormon tedavisi ve kemoterapi uygulanır. Radyoterapi ile kanserli hücre varlığı tamamen sonlandırılır. Hastanın kabul etmesi durumu ile mastektomi adı verilen göğüs alma işlemi de burada uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Kurtulma ihtimali yüksektir.

·         2.evrede tümör yarıçapı 15-25mm büyüklüğüne ulaşmıştır. Bu aşamada koltuk altında yer alan lenf bezlerine tümör sıçraması görülmektedir. Kemoterapi ve sonrasına radyoterapi tedavisi uygulanır. Kurtulma ihtimali ortalamanın üzerindedir. 2.evre kendi içerisinde dallanır ve lenf bezlerine sıçramış için ayrı, sıçramamış için ayrı tanı konur. Buna uygun olarak kemoterapi tedavisinin sıklığı belirlenir.

·         3.evrede tümörün büyüklüğü fazladır ve göğüs dokularının dışındaki dokulara yayılım vardır. Bu aşamada cerrahi müdahale şarttır ve göğüs alınır. Sonrasında iyileşme sürecinin hemen ardından kemoterapi ve ışın tedavisi yöntemi gerçekleştirilir.

·         4.evre son evredir ve hastanın tüm vücuduna kanserli hücreler egemenlik sürdürecek biçimde yayılmıştır. Hormon tedavisi ve kemoterapi uygulanır, ardından hastanın isteğine bağlı olarak mastektomi yani göğüs alma operasyonu başlatılır. Kurtulma ihtimali oldukça düşüktür fakat bu evrede olup hayatta kalabilme mücadelesini başarı ile sonuçlandırmış bireyler de vardır.

Meme Kanserinde Psikososyal Sorunlar

Meme kanserinde psikolojik sorunlar üzerine yapılan araştırmaların ortaya koyduğu bulgularda özellikle de 3.ve 4. Evrede olan hastaların mastektomi işlemi sonrasında göğüsleri olmadan hayatlarına devam etmelerinde sorunların ortaya çıktığı gözlenmiştir. Kadınlık özelliği olarak bilinen meme, çocuk sahibi olabilmek açısından oluşturduğu önemli boyutu ile psikolojik olarak sıkıntılı bir süreci beraberinde getirmektedir.

Mastektomi tedavisi olarak bilinen meme cerrahisi ile meme alımı yönteminden sonra hormonlar eski düzeyinde çalışmamakta ve kişide psikolojik olarak kendini yetersiz görme sıkıntıları başlamaktadır. Kendine güven konusundaki gerilemeler ile toplum içerisinde rahat hareket edememe durumu baş gösterir. Meme kanseri tedavisi olarak kemoterapi uygulandığı dönemde de kişide psikososyal sıkıntılar ortaya çıkmaktadır.

Meme Kanseri Risk Düzeyi

Meme kanseri riskli durumlar ilk adet düzeyi, menopoz yaşı, proklaktin hormonunun seviyesinin farklı olması gibi durumlar olarak belirtilmektedir. İlk adet yaşı 12nin altında olan bireylerde östrojen hormon salgısı çok erken seviyede başladığından risk daha fazladır. Aynı şekilde menopoz sonrasında adet döngüsünün sona ermesi ile kişide östrojen salgısı bitmektedir. Eğer birey geç menopoz yaşıyor ise gereğinden fazla östrojen algısı dolayısıyla meme kanseri riski artmaktadır.

Aile fertlerinde bu rahatsızlığı geçirmiş olan bireylerin de genetik olarak risk grubuna dahi olmaları muhtemeldir. Menopoz sonrasında yağ ağırlıklı beslenen kişilerde fazla metabolik fonksiyon sonucunda risk artar. Bunun yerine sebze destekli beslenmenin olumlu etkisi vardır.  Alkol tüketimi belirli bir seviyenin üstüne çıktığında östrojen hormonunu tetikler ve daha fazla salgılanmasına neden olur. Bu nedenle özellikle de menopoz sonrasında günde bir bardaktan fazla alkol tüketiminin üzerinde çıkılmamalıdır.

Meme Kanserinden Korunma Yolları

Meme kanserinden korunmak için öncelikle kanserin nasıl oluştuğu ve nelere bağlı olduğu bilinmelidir. Bilinçli bir birey kendi beslenmesi ve sağlık durumu ile ilgili olarak varsayımlarda bulunarak daha rahat korunacaktır. Hormonların optimumum düzeyde salgısı için dengeli beslenmenin önemi büyüktür. Dengeli beslenebilen birey kilosunu da kontrol altında tutabileceğinden bir risk altında olmayacaktır. Bunun yanı sıra kanserli hücre oluşumunu engelleyen bazı gıdaların vücuda düzenli olarak alınması gereklidir. Bunlardan biri zeytinyağıdır.

Zeytinyağı gibi doymaması yağ içeren besinler, hidrojen bağlarının eksikliği nedeniyle vücutta kanser etkisi yapabilecek ir hücreyi kendilerine bağlarlar. Böylece açıkta kalmayarak vücuda alınan bir yağ ile tekrar vücuttan atımı söz konusu olur. Kanserojen olarak bilinen hazır gıdalardan, ısıl işlem görmüş etlerden ve türevlerinden beslenmede uzak durmak gerekmektedir. Kanserden kurtulabilmenin bir yöntemi de sebze ağırlıklı beslenme biçimini hayat standartı haline getirmek olacaktır.

Antioksidan özelliği olan besinler vücutta biriken zararlı maddelerin atımında etkilidir. Bu besinlerin alımı ile daha sağlıklı bir yaşam formuna adım atılabilir. Fakat besinlerin düzenli olarak alımı söz konusu olmalıdır. Vücudun gereksinimi haline gelmiş bir besinin kesilmesi ile sağlık dışı bir etmen oluşturmuş olursunuz. Brokoli, ceviz, kereviz, enginar, hurma meyvesi gibi ek çok besin antioksidan etkisi ile bilinmektedir.

Tüp bebek

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar