Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Paylaş:

 

Miyom teşhisi konan hastalarda yapılan düzenli tetkiklerde elde edilen karşılaştırmalı sonuçlara göre;

• Miyomlarda bir değişiklik yoksa ve büyümüyorsa
• Miyomlar ciddi şikayetlere neden olmuyorsa
• Hastanın yaşı menapoza yakınsa tedavi yaptırmak gerekli olmayabilir.

Eğer hastalarda;

• Ciddi ağrı,
• Sık idrara çıkma,
• Adet kanaması miktarında artma,
• Kansızlık,
• Hastanın yaşının genç olması,
• Miyomlarda büyüme gibi gözlemler ve şikayetler ortaya çıkıyorsa, o zaman tedavi şart olmaktadır.

Tedavi kararında hastanın yaşı çok etkilidir. Genç hastalarda miyomların gelecekte daha da büyüme ve sorunlara yol açma olasılığı yüksektir, bu nedenle genç hastalarda hemen tedavi uygulanır. Tam tersi olarak yaşı menapoza yakın bir hastada eğer miyomlar büyümüyorsa ve şikayet yaratmıyorsa hasta tedavi olmamayı kendisi tercih edebilir. Miyom tedavisi için karar aşamasında bu faktörlerin tümü göz önüne alınmalıdır.

Miyom Tedavisi Seçenekleri Nelerdir?

Miyom tedavisi kesinleşen hastalar için farklı yöntemler mevcuttur. Bu yöntemlerden hangisinin tercih edileceğine yapılan tahlil ve teknikler sonucunda doktorunuz karar verecektir.

Hormon Tedavisi
Hormon tedavisinde hastaya GnRH agonistleri adı verilen ve menapoz belirtileri yaşatıp bu şekilde östrojen düzeyini düşürmeye yarayan hormon ilaçları verilir. Bu ilaçlarla miyomu besleyen damarlar inceltilir ve miyomun beslenerek büyümesi engellenir. Miyomlar beslenemedikleri zaman da küçülmeye başlar. Ancak bu durum tam bir tedavi değildir ve geçicidir. Hormon tedavisi bir süre sonra kesildiğinde tekrar besin alabilmek için miyomlar çok daha hızlı kan çekerler ve daha da hızlı büyüyebilirler. Peki neden hormon ilaçlarına devam edilmiyor? Çünkü bu tip ilaçlar uzun süre kullanıldığında, hastada osteoporoz yani kemik erimesi ve de şiddetli menapoz belirtileri görülebilir. Bu nedenle, hormon ilaçları miyomların kalıcı tedavisi için asla kullanılamaz. Ancak diğer tedavi seçeneklerini ilk etapta reddeden hastalarda, kısa süreli iyileşme sağlamak ve miyomektomi amaliyatından önce miyomların ameliyatta daha az kanamasını sağlamak amacıyla tercih edilir. Kalıcı bir tedavi yöntemi değildir.

– Miyomektomi

Miyomektomi, genel anestezi altında yapılan ameliyatla rahimdeki miyomların dışarı alınmasına ve temizlenmesine verilen tıbbi addır. Bu yöntemle, rahim alınmasına gerek olmadan miyomlar temizlenerek tedavi yapılır ve özellikle yaşı genç olan kadınlarda doğurganlık potansiyeli de korunabilir.

Miyomektomi, genellikle karından açık cerrahi operasyon şeklinde yapılır, ancak laparoskopik ya da histeroskopik olarak da uygulanması tercih edilebilir. MR görüntülemede rahim içinde bir tane ya da yüzeyel yerleşimli birkaç tane miyom saptanmışsa, miyomektomi uygun bir tedavi yöntemi olabilir. Ancak miyom sayısı arttıkça miyomektomi zorlaşır, olası riskler artar ve sonuçları daha az verimli olabilir.

Rahimde çok sayıda miyomu bulunan hastalarda, miyomektomi ameliyatı daha uzun sürer, kan kaybı daha fazla olur ve ameliyattan sonra ağrı gibi durumlara daha çok rastlanır. Ameliyattan sonra hastanede kalış süresi de fazla olabilir.

– Histerektomi

Histerektomi, genel anestezi altında rahimin tümünün dışarı alınması ameliyatına verilen tıbbi addır. Hasta eğer 40 yaşın üzerindeyse, rahimle birlikte yumurtalıkların da alınması tercih edilir. Yaşı genç olan hastalardan çok, yaşı daha ileri, çok sayıda miyomu olan, menapoza girmiş hastalarda histerektomi yöntemi uygulanır. Yapılan işlem nedeniyle hastanın kalan tüm yaşamını etkileyecek radikal bir tedavi yöntemidir. Tabii ki rahim ve yumurtalıklar alındığı için rahimde buunan miyomşardan da kurtulmul olunur. Ameliyattan sonra yumurtalıklardan salgılanan doğal hormonlara denk gelecek şekilde ilaçlar verilir.

Histerektomi ameliyatı, hastalar tarafından çok tercih edilmese de aslında kesin çözüm olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Ancak histerektomi konusunda tıp alanında dünyada ciddi tartışmalar da devam etmektedir. Yapılan bir çok çalışmada, histerektomi olan hastalarda koroner kalp hastalığı, osteoporoz, demans ve depresyon riski daha fazla bulunmuştur. Ayrıca histerektomi ameliyatından sonra, kabızlık, idrar tutamama, cinsel hayatta aksama gibi sorunlar ve şiddetli menapoz belirtileri hissetmek gibi yaşam kalitesini düşüren bir dizi sorunlar da ortaya çıkabilir. Bu nedenlerden, histerektomi günümüzde, embolizasyon ve miyomektomi gibi yöntemlerle tedavi edilemeyen zorluktaki miyom hastalarında en son çare olarak düşünülmesi gereken bir yöntem olarak değerlendirilir.

– HIFU (Yüksek Yoğunluklu Odaklanmış Ultrason)

HIFU (High Intensity Focused Ultrasound), yüksek yoğunlukta ultrason dalgalarının MR ya da ultrason aracılığı ile, bir mercek yardımıyla istenen dokuya odaklanması ve o dokunun oluşan yüksek ısıyla yakılması işlemidir. HIFU, özellikle kanser tedavisinde son 10 yılda kullanımı gittikçe artan bir ışın yöntemidir. Bu yöntemle en çok prostat, pankreas, kemik ve yumuşak doku tümörleri ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.

Bu yöntem, rahim miyomlarında da kullanılmış ve sevindirici sonuçlar elde edilmiştir. HIFU’nun en önemli avantajı cilt üzerinde bir kesi yapılmadan tedavi etmesi ve hastanede kalış süresinin de çok kısa olmasıdır. Ancak yöntemin bazı dezavantajları da bulunmaktadır.

HIFU yönteminin size uygun olup olmadığını yapılacak MR ve ultrason sonuçları verecektir. Doktorunuz da bu yöntemin size ve miyomun bulunduğu yerle ilgili olarak miyoma uygun olup olmadığına karar verecektir.

– Perkütan Ablasyon

Perkütan ablasyon, vücuttaki tümörlerin ultrason ya da tomografi aracılığı ile ciltten özel bir iğne ile girilerek tahrip edilmesi işlemidir. Bunun için en çok radyofrekans ve mikrodalga gibi tümörü ısıtan ya da tümörü donduran yöntemler kullanılır. Tıp alanında, bu tip yöntemlerin miyom tedavisinde kullanımıyla ilgili yeni çalışmalar vardır.

Perkütan ablasyon, kanser tedavisinde yıllardır kullanılan etkinliği kanıtlanmış bir yöntemdir. Ancak, işlem sırasında iğnenin ciltten ya da vajinadan girilerek miyomun orta kısmına kadar yerleştirilebilmesi gerekir. Bunun için, miyomun ultrasonda rahatlıkla görülebilmesi, yüzeysel yerleşimli olması ve sayıca az olması gerekir. Tabii bu işlemi yapacak doktor da çok önemlidir.

– Embolizasyon

Embolizasyon, lokal anestezi altında, kasık bölgesinden ince bir kateterle rahimi besleyen atardamarlara girilerek, bu damarları tıkayıcı taneciklerin iletilmesi işlemidir. Beslendikleri damarları tıkanan miyomlar artık beslenemezler ve doku ölümü sonucu gittikçe küçülürler, böylece hastada ağrı ve kanama gibi şikayetler ortadan kaybolur ya da belirgin olarak azalır.

Embolizasyon, rahim miyomlarının tedavisinde daha sık olarak kullanılan bir yöntemdir. En önemli avantajları, lokal anestezi altında anjiyo mantığı ile uygulanmasıdır. Hastada herhangi bir kesi olmaması ve hastaların çoğunun ertesi gün hastaneden ayrılabilmesi de önemli diğer özellikleridir.

Embolizasyonun histerektomiden daha fazla tercih edilmesi rahimin korunması ve rahimdeki tüm miyomlara etkili olmasıdır. Ancak her yöntem gibi embolizasyon yöntemi de miyomlarına göre uygun olan hastalara uygulandığı zaman başarılı olmaktadır ve bu seçim için mutlaka bu konuda deneyimli bir girişimsel radyoloji uzmanından fikir alınmalıdır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar