Progesteron Hormonu Nedir?

Paylaş:

Progesteron hormunu; 21 karbonlu (C21) ve steroid yapıda bulunan hormonlardan birisidir. Esasen seks hormonu grubuna dahildir. Progestagen denilen hormon grubunun önemli bir üyesidir. Tüm seks hormonları gibi progesteronun da temel yapı taşı kolesteroldür.

Kolesterol önce pregnanolona dönüştükten sonra progesterona dönüşür. Özellikle progesteron diğer steroid hormonlarının çoğu için öncü maddedir. Progesteron hormonu; adrenalin bezinden (sürrenal bez), yumurtalıklardan(overler), ve gebelikte plasentadan sentezlenir. 1933 yılında ilk olarak Amerika’da George Washington Corner ve Willard Myron Allen tarafından tanımlanmıştır. Progesteron hormonunun ismi; pro-gestasyonel-steroid-keton = proge-ster-one şekl türetilmiştir.

Progestin ve perogestagen terimleri sıklıkla karıştırılır ancak bu yanlıştır. Progestin sentetik olarak üretilir ve progesteron hormonuna benzer etki gösteren maddelere verilmiş bir isimdir. Levonorgestrel, nörotindron, norgestel, medroksiprogesteron asetat, norgestimate, desogestrel, gestoden, dienogest ve drospirenon belli başlı progestinlerden bazılarıdır.

Progesteron; gebeliğin 8. haftasına kadar temel olarak yumurtalıkta korpus luteumdan sentezlenir, daha sonra luteo-plasental shift meydana gelir yani üretim plasentaya kayar.

Progesteron Hormonu ve Gebelikle İlişkisi

Progesteron bir steroid ve bir hormondur. Özellikle yeniden üretim sürecinde önemli rolleri vardır. Ergenlik başladığında yumurtalıklar her ay tek bir yumurta bırakırlar. Bu işleme yumurtlama denir. Yumurta fallop tüpünden aşağı doğru hareket ederse ve eğer bir spermle birleşirse, döllenme oluşur.

Korpus luteum, geçici bir endokrin veya hormon üreten ve yumurtlama sonrası boş bir folkül olarak kalan bir bezdir. Döllenme ve implantasyondan hemen sonra, gebeliği korumak için gereken progesteronun ana kaynağıdır.

Döllenme gerçekleşmezse, korpus luteum parçalanır, progesteron daha az üretilir ve uterus duvarının büyümesini desteklemek için progesteron seviyeleri azalır. Rahim astarı artık korpus luteumdan alınan progesteron tarafından korunmadığından, astar menstrüel kanamayla sonuçlanarak kopar.

Gebelik oluşursa, progesteron; endometriumdaki kan damarlarının daha da gelişmesini sağlar ve döllenmiş yumurtayı besleyen besin maddelerini salmak için endometriyumdaki bezleri uyarır. Yani progesteron, döllenmiş yumurtanın implante edilebilmesi için uterusun astar dokusunu hazırlar. Progesteron ayrıca gebelik boyunca endometriyumun korunmasına yardımcı olur.

Gebe kaldıktan sonra plasenta oluşur. Plasenta, korpus luteum tarafından zaten salgılanan progesteronun takviye edilmesi ve aşılması için progesteron salgılamaya başlar. Plasentadan salınan progesteron seviyeleri gebelik süresince yüksek kalır. Bu, diğer yumurtaların olgunlaşmasını engeller ve emzirmeye hazırlanmak için meme dokusundaki değişiklikleri teşvik eder. Eğer bir kadın yumurtlamıyorsa, yumurtalıkları progesteron üretmez. Buna anovulasyon(unovulation) döngüsü denir. Progesteron seviyeleri menopozdan hemen önce düşmektedir. Bu durum, menopoz sırasında görülen semptomların ana nedeni olarak düşünülmektedir.

Progesteron Hormonunun Kadın Vücudundaki Etkileri

  • Vajen epitelinde(vajinal bölgede) glikojen depolanmasını azaltır, böylece vajende pH düzeyleri artar, alkali bir ortam oluşur. Progesteron etkisi ile vajen epitelinde; gebelikte olduğu gibi intermediate hücre hakimiyeti oluşur.
  • Servikal mukusu kalınlaştırır (Vajinal sıvı yoğunlaştığından azalır), pH’ını azaltır ve asitleştirir. Bu gebelik için zorlaştırıcı bir etki oluşturur.
  • Endometrium gland ve stromasında antiproliferatif etki gösterir.
  • Memelerde lobüler ve alveolar doku oluşumunu artırır.
  • Endometriyumda östrojen reseptörü oluşumunu azaltır.
  • Yumurtlama (ovulasyon) öncesinde pozitif bir geri dönüş etkisi ile FSH salınımını artırır. Tersine LH üzerine negatif bir etki yapar.
  • Progesteron, termojenik bir hormondur ve kadınlarda yumurtlama sonrasında vücut ısısındaki artıştan sorumludur.
  • Düz kasların gevşemesini sağlar. Bu sebepten ötürü; gebelikte reflü, kabızlık ve safra stazı gelişebilir.
  • Vücutta su ve tuz tutulmasına neden olur.

Progesteron Tahlili Hangi Durumlarda Yapılır?

  • İnfertilite (kısırlık) tedavisinde ovulasyon(yumurtlama) durumunun tespiti için yapılır. Progesteron seviyelerinde düşüklük yumurtlama olmadığı anlamına gelir.
  • Ektopik gebelik (dış gebelik) tanısı koyulurken.

Progesteron İlaçları (progestin) Hangi Durumlarda Kullanılır?

  • Gebelik sırasında oluşabilecek düşük tedavisinde
  • Habitüel abortus (tekrarlayan düşükler)
  • Preterm eylem (erken doğum) proflaksisi
  • İnfertilite (kısırlık) tedavisi ve IVF (tüp bebek) tedavileri
  • PCOS (Polikistik over sendromu)
  • Adet düzensizliği tedavisi
  • Endometrial hiperplazi (rahim içi kalınlaşması)
  • Menstrüasyonu (adet dönemini) geciktirmek amacıyla
  • Katameniel epilepsi
  • Doğum kontrol haplarında ve 3 aylık iğneler içerisinde bulunur
  • Acil kontrasepsiyon (acil doğum kontrol yöntemleri) amacıyla
  • Amenore (adet görememe) tanısı için progesteron testinde kullanılır

Normal Progesteron Seviyeleri

Progesteron seviyeleri yumurtlamadan önce nispeten düşüktür ve genellikle yumurtalıktan bir yumurta bırakıldığında artar. Seviyeler birkaç gün yükselir ve gebelik meydana gelirse artmaya devam eder veya menstruasyon başlatılır.

Progesteron seviyeleri aylık olarak artmaz ve azalmazsa, bu ovülasyon, menstruasyon veya her ikisinde bir sorun olduğunu gösterebilir ve infertiliteye (kısırlık) neden olabilir. Birden fazla gebelik yaşayan kadınların tipik olarak, progesteron düzeyleri daha yüksektir.

Progesteron düzeylerini ölçmek için kan tahlili yapılabilir. Sonuçlar infertilitenin nedenini belirlemeye, yumurtlamayı takip etmeye, dış gebelik veya başarısız gebelik teşhisine yardımcı olur. Ayrıca gebelik sağlığıyla ilgili fikir verir veya anormal uterin kanamasını teşhis etmede yardımcı olabilir.

Progesteron Hormonu Olan Progestin Kullanmanın Yan Etkileri Nelerdir?

Progestin kullanımının bazı yan etkileri olabilir:

  • Baş ağrısı
  • Meme hassasiyeti veya ağrı
  • Kusma, ishal ve kabızlık
  • İştah değişikliği
  • Kilo almak
  • Sıvı tutmak
  • Yorgunluk
  • Kas, eklem veya kemik ağrısı
  • Duygu durum dalgalanmaları ve sinirlilik
  • Aşırı endişe duymak
  • Burun akıntısı, hapşırma ve öksürme
  • İdrara çıkmada sorunlar

Kimlerin Progestin Kullanması Uygun Olmayabilir?

Progestinler, bir hastalığı tedavi etmek için kullanılmadıkları sürece, aşağıdaki durumlara sahip ve hastalık geçmişi olan insanlar için uygun değildir:

  • Karaciğer tümörleri
  • Genital kanser
  • Meme kanseri
  • Ağır arter hastalığı
  • Teşhis edilmemiş vajinal kanama
  • Akut porfiriler
  • İdyopatik sarılık
  • Hamilelik sırasında şiddetli pruritus
  • Hamilelik sırasında ortaya çıkan pemfigoid

Progesteron Hormunu Seviyeleri Neden Düşer?

Progesteron seviyeleri aşağıdaki rahatsızlıklara ve tıbbi geçmişe sahip kadınlarda düşebilir:

  • Toksisite veya preeklampsi, gebeliğin son dönemlerinde
  • Azalan yumurtalık (ovulasyon) fonksiyonu
  • Amenore
  • Ektopik gebelik
  • Düşük

Progesteron Hormonu Seviyeleri Neden Yükselir?

Progesteron seviyelerinin yükselme nedenleri şunları içerebilir:

  • Yumurtalık kistleri
  • Ölü doğum
  • Yumurtalık kanseri
  • Adrenaliz bezlerinde aşırı progesteron üretimi
  • Adrenal kanser
  • Konjenital adrenal hiperplazi (CAH)

http://www.jinekolojivegebelik.com/2015/01/progesteron-hormonu.html

https://www.medicalnewstoday.com/articles/277737.php

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar