Paylaş:

sezaryen

Sezaryen, doğumun normal yollarla gerçekleşemediği hallerde karın bölgesi ve rahim açılarak bebeğin dışarıya alındığı cerrahi bir operasyondur. Çok nadirde olsa bu yöntemle ölü fetüsün da rahimden alınması mümkündür.

Modern sezaryen ilk kez 1881 senesinde Alman jinekolog Doktor Ferdinand Adolf Kehrer imzasıyla gerçekleştirilmiştir. Sezaryen çoğunlukla normal doğumun gerçekleşemediği annenin ve bebeğin yaşamını riske atacağı hallerde zorunlu olarak gerçekleştirilir. Son zamanlarda sezaryenle doğum yapan kadın sayısı hızla artmaktadır. Çin de bu rakam % 45 civarında büyük bir seviyeye ulaşmıştır. Diğer Avrupa, Asya ve Latin Amerika ülkelerinde bu rakam % 25 civarındadır.

Sezaryen ile doğuma nasıl karar verilir?

Sezaryenle doğum kararı hamilelik döneminde yapılan muayeneler sonucunda verilebileceği gibi doğuma suni sancı yani induksiyon ile başlanıp başarısız olunan durumlarda ve doğum olayı başladıktan sonra ilk veya ikinci evrede karar verilebilir. Sezaryen kararı genellikle doğum esnasında doğumun gerçekleştirilememesi ile fetal distres oluştuğu durumlarda verilebilir.

Hamilelik muayeneleri sonucunda sezaryen kararı verilmesi

Doğuma sezaryenle başlama kararı daha doğum başlamadan evvel antenatal araştırmaların neticesinde verilebilir. Acil olmayan yani Elektif sezaryen diye adlandırılan ve hastaya randevu verilerek yapılan bu uygulama ise aşağıdaki nedenlerden dolayı tercih edilir.

Bebeğin ters veya yan durması

Hamileliğin ilk dönemlerinde Fetuslar çoğunlukla yan veya baş yukarı makat pozisyonunda dururlar. Ve bu pozisyonlarını oldukça sık aralıklarla değiştirirler. İlerleyen hamilelik dönemlerinde genellikle 36 hafta sonunda bebeğin irileşmesi sonucu anne karnındaki hareketleri ve yer değiştirmesi güçleşir. 36 hamilelik haftasından sonra bebeğin anne karnında enlemesine duruyor olması sezaryen için kesin bir karar teşkil eder. Fetusların makat ile gelmeleri özenli bir uğraş neticesinde vajinal doğum gerçekleşebilir. Ancak doğum kanalına ilk önce bebeğin ayak kısmı girerse doğumun kesinlikle sezaryenle yapılması gerekmektedir.

Çatı darlığı (pelvis Darlığı)

Çatı darlığı olarak adlandırılan bu vakaya özellikle anne adaylarında çocukluk ve erken yaşlarda geçirmiş oldukları pelvis ve kemik yapısını etkileyen hastalıklar sebep olur. Bu gibi hallerde antenatal dönemde dikkatli bir şekilde yapılan pelvik muayene ile teşhis konulur. Pelvis oluşumu rahimdeki bebeğin doğumuna engel oluyorsa sezaryen ile doğuma karar verilir.

İri bebek

Gebeliğin son günlerinde bebeğin klinik testlerle ve ultrason sonuçlarına göre 4500 gr dan fazla olduğunun görülmesi gibi durumlarda sezaryen ile doğum gerçekleştirilir. Normal kiloda ve boyda olan anne adaylarında iri bebekte doğum olayının ilk ve ikinci evresinde bebekte veya annede istenmeyen bazı sorunlar oluşabilir. Bunun gibi vakalarda en fazla rastlanılan omuz takılmasıdır buda doğumun ilerlemesine engel olarak anne ve bebekte risk oluşturduğu için doğuma sezaryen ile devam edilir.

Plasenta previa

Rahim ağzının plasenta tarafından kısmen veya tamamen kapatılmasıdır. Tamamen kapatılma sonucunda bebek kanala hiçbir şekilde ulaşamayacağı için doğum kesinlikle sezaryenle gerçekleştirilir. Rahim ağzının kısmen kapalı olduğu durumlarda rahim ağzı açılırken şiddetli kanama riski neticesinde doğuma sezaryenle devam edilir.

 

 Tüp bebek

 

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar