Tüp bebek ve İnfertilite Tedavisi - Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu

Tüp Bebek Riskleri

Tüp bebek tedavisi birçok aşamadan oluşur ve genel olarak bakıldığında her aşamada farklı sorunlar ile karşılaşılabilir. Her tedavinin olduğu gibi tüp bebek tedavisinin de riskleri bulunmaktadır. Sıklıkla meydana  gelmese dahi bu riskler her zaman mevcuttur. Tüp bebek tedavisi görecek olan hastanın bu riskleri bilmesi ve hazır olması,tedaviyi daha da başarılı kılacaktır.

Tüp bebek risklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

İlaç tedavisine yanıtsızlık:

Tüp bebek tedavisinde başarı şansı %100 değildir. Özellikle ileri yaştaki kadınlarda ve yumurtalık rezervi kötü olanlarda bazen tedavi olumlu sonuçlanmayabilir. Yumurta oluşması için uygulanan ilaç tedavisine rağmen yumurtalıklarda yumurta oluşmaz ve tedavi iptal edilebilir.

Aşağıdaki videoda tüp bebek tedavisindeki riskleri anlatmaya çalıştım

Döllenme başarısızlığı:

Tüp bebek risklerinden biri de dölleme sırasındaki başarısızlıktır. Tedavi sürecinin sonunda kadından elde edilen yumurtalar ile erkekten alınan spermlerin döllenme aşamasına gelinir. Bu aşamada sperm veya yumurtanın kalitesi ile ilgili problemden dolayı döllenme gerçekleşmeyebilir. Bu durum özellikle ileri yaş ve/veya yumurtalık kapasitesi kötü olan kadınlarda veya ciddi sperm sorunu olan vakalarda daha çok karşılaşılabilecek bir durumdur.

Rahime tutunamama:

Rahime tutunma aşamasında embriyo kalitesi ve rahim iç duvarının iyi gelişmesi önemlidir. Embriyo kalitesinin kötü olması, rahim iç duvarının iyi gelişmemesi veya rahim iç duvarı ile ilgili bazı anormal durumlarda rahime tutunma aşamasında sorun yaşanabilir. Ayrıca hidrosalpenks denilen tüplerde sıvı birikmesi durumunda da tüpteki sıvının rahim içine geçişi sonucuda tutunma ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir ve tüp bebek tedavisini başarısını riske atar.

Yumurtalıkların aşırı uyarılması (hiperstimülasyon sendromu- OHSS):

Yumurtalıkların haddinden fazla ısınması da tüp bebek tedavisini riske atar. Yumurta oluşması için uygulanan ilaçlara yumurtalıkların aşırı yanıt vermesi sonucu gelişir. Hafif, orta veya ağır klinik tablo oluşturabilir. Karında sıvı birikmesi, karın ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, idrar çıkışında azalma gibi bulgularla kendini gösterir. Hayati tehdit oluşturabilecek hale gelebilecek ve önemsenmesi gereken bir tablodur. Polikistik over sendromlu, çok yumurta toplanan hastalarda daha sık görülür. Bazen bu tablodan dolayı embriyo transferi yapılmayıp, yumurta dondurulması gerekebilir. Çünkü gebelik oluşursa klinik tablo daha da ağırlaşabilir. Hastanın durumunun ciddiyetine göre hastaneye yatırıp, yakın izlem ve uygun tedavi ile takibi uygun olabilir. Bu durumu önlemek için özellikle riskin yüksek olduğu hastalarda dikkatli tedavi seçimi gerekir.

Yumurtalık torsiyonu:

Yumurtalık uyarıcı ilaçlarla çok yumurta gelişip, yumurtalıkların büyümesi ve ağırlaşması sonucu yumrutalıkların kendi etrafında dönmesi ve kan akımının bozulması ile gelişen bir tablodur. Kendiliğinden gerileyebildiği gibi bazen cerrahi tedavide gerekebilir. Şiddetli ağrı ile kendini gösterir. Yakın takip gerektiren önemli bir durumdur. Tanı ve tedavi gecikirse yumurtalık kaybedilebilir.

Yumurtalık ve meme kanseri:

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların meme kanserini arttırdığına dair veri yoktur. Bazı vakalarda belli bir kullanım süresinden sonra ilaçların yumurtalık kanserini arttırdığına dair bilgiler olmasına rağmen, bu konuyla ilgili kanıtlanmış net bir veri yoktur. İnfertilite öyküsü olan kadınlarda zaten yumurtalık kanseri riskinde artış olduğu akılda tutulması gereken önemli bir noktadır.

Çoğul gebelik:

Tüp bebek tedavisinde görülen en önemli risktir. İkiz ve daha fazla bebeğe hamilelik, hem anne adayı için hem de bebekler için ciddi riskler oluşturur. Hastaya transfer edilen embriyo sayısının sınırlandırılması ile bu risk azalmıştır.

Yumurta toplama işlemi sırasında kanama, barsak veya idrar kesesi yaralanmaları ve işlem sonrasında enfeksiyon gelişebilir.