Tüp Bebek Tedavisinde Beslenme Ve Önemi

Paylaş:

tupp10

 

Tüp bebek yardımcı üreme yönteminde, beslenme düzeni oldukça önem teşkil eder. Bunun sebebi, tedavinin başarılı olması için, sağlıklı bir bünyeye sahip olmak gerekliliğidir. Bu durumda da insanın bünyesini sağlamlaştırması, direncini yüksek tutması gerekir. Tüp bebek tedavilerinde beslenme, doktorlar tarafından planlanan diyetler tarafından pratik bir şekle sokulmaya çalışılmıştır. Fakat yine de kişisel olarak dikkat edilmesi gereken oldukça önemli noktalar vardır. Tüp bebek tedavisinde anne adaylarının yapması gereken bazı şeyler vardır:

Tüp Bebek tedavisine başlanmaya karar verdiliği ilk an, yapılması gereken, sigara alışkanlığı mevcutsa, bırakmaktır. Yalnızca bırakmakla kalmayıp sigara kullanılan ortamlarda bulunmamaya gayret etmek gerekir.

Sağlıklı bir hamilelik için ilk olarak uygun bir kiloda olmak gerekir. Aşırı kilolu ya da aşırı zayıflık durumu var ise, başarı şansı düşebilir.

Protein ,mineral ve omega3 açısından en zengin olan besin, balıktır. Haftalık olarak minimum üç defa belirli balık ları yemek, sağlıklı olmanız için yardımda bulunacak, dolayısıyla tedavinize fayda sağlayacaktır.

Tüp bebek tedavisinden önce ve sonra kesinlikle günlük olarak yaklaşık  2- 3 litre su tüketmek gerekir. Sadece su tüketimini yalnızca su içerek yapmalısınız. Çay ya da içinde su bulunan diğer içeceklerle değil, salt olarak tüketmek gerekir.

Nohut, fasulye, barbunya gibi kuru baklagilleri de haftada üç gün tüketmek gerekir.

Suni tatlandırıcılar normal diyet programında kullanılabilir. Ancak tüp bebek tedavisinde kullanmak yanlıştır.

Çay ve kahve tüketimini olabildiğince minimuma indirilmelidir. Hatta mümkünse kahveyi tamemen bırakmalı, çay da bırakılamıyor ise, açık içilerek zararları minimuma indirilmelidir.

Kola gibi asitli içeceklerde kesinlikle uzak durmak elzemdir.

Makarna ve sebzeleri az suda haşlamak gerekir.

Hamilelik öncesi tedavide, anne adayının folik asit alması, folik asitten zengin besinlerle beslenmesi birinci koşuldur. Folik asit yeşil yapraklı sebzelerde, fındık, badem ve baklagillerde oldukça fazla bir şekilde vardır. Bu yiyeceklerin tüketilme oranları da önemlidir. Haftada 3 defa kuru baklagil, haftada 50 gr. badem, haftada 50 gr. fındık tüketmek gerekir.

İyi kaliteli bir uyku ve düzenli olarak yapılan yürüyüşler de oldukça önemlidir. Haftada 3 kez düzenli bir şekilde yürüyüş yapmak gerekir.

Karbonhidrat

Türkiye’deki neredeyse bütün uzmanlar, hamilelik öncesi ve tüp bebek öncesi karbonhidrat azaltma ve protein artırma şeklindeki beslenme düzenini uygulamayı tavsiye ederler. Araştırma merkezlerinde yapılan araştırmalarda, çıkan neticelere göre; karbonhidrat ağırlıklı beslenen anne adaylarında tüp bebek tedavilerinde başarılı olmayan sonuçlar sağlanabilmektedir.

Karbonhidrat tüketiminin olumsuz etkileri

Karbonhidrat tüketimi neticesinde ortaya çıkan fazla glikoz oluşumu yumurta ve embriyolar bakımından sağlıklı koşullar sağlanmaz. Bu sebeple bebek sahibi olmak isteyen adaylar ya da tüp bebek tedavisi olmak isteyen hastaların birkaç ay öncesinde karbonhidrat tüketimini azaltmaları olumlu neticelere ulaşmaları bakımından faydalı olmaktadır.

Yağ

Pişirme yöntemi, en ideal ve yüksek şekilde vitamin, protein, mineral alınması için çok önem teşkil eder. Kızartmalar yerine ızgara ya da fırında az yağlı pişirilmiş yemekleri tercih etmek, bünyenin sağlığı açısından önemlidir. Günlük olarak tüketilen sebzeleri çiğ tüketmek yerine kesinlikle haşlayarak yemek gerekir. Bunun dışında, yağda kızartılmış besinler yerine yine haşlanmış gıdalar yemek tercih edilmelidir. Bezelye, brokoli ve bunun gibi sebzeleri de zeytinyağlı olarak yemeye dikkat etmek gerekir.

Vitamin/Mineral

Potasyum açısından zengin fındık, badem, balık ile C vitamini barındıran meyveler tedavide başarıyı dolaylı olarak arttırabilen besinlerdir. C vitamini açısından zengin besinlerle beslenmek, vücudun direncini sağlamlaştırır. Bunun yanında C vitamini açısından zengin besinler cinsellikle ilgili hormonlarının iyi çalışmasını sağlar. Bu sebeple C vitamini içeren meyve ve sebzeleri kesinlikle günlük olarak tüketmek gerekir. Kivi, portakal, limon, yeşil biber, greyfurt C vitamini açısından oldukça yüksek besinlerdir. B vitaminleri, demir ve çinkodan da oldukça zengin olan kümes hayvanları, balık, kırmızı et, kurubaklagil ve yumurta tüp bebek tedavisi süresince mümkün olduğu kadar sık tüketilmelidir. Bezelye, brokoli, havuç vitamin ve mineral bakımından zengin sebzelerdir.

Tüp Bebek Tedavisinde Beslenme Düzeni

Anne olmak isteyen bir adayın, hem fazla kilo problemi mevcut ise, hem de polikistik over (çok sayıda kist içeren yumurtalık) rahatsızlığından mustarip ise, tüp bebek uygulamasının başarılı olma olasılığı oldukça düşer. ‘‘Polikistik over metabolik sendrom” ismi verilen sorun, insülin direncine yol açabiliyor. Bu durum da, anne adayının karın bölgesini yağlanmasına sebep oluyor. Karında yağlanma ise tüp bebek uygulamasının başarısını azaltan bir etkendir. Hamilelik düşünen bütün anne adaylarının sağlıklı bir hamilelik geçirmelerinde, hem hamilelik öncesinde, hem de hamilelik sırasında iyi bir beslenme programı uygulamaları başarı için oldukça önem teşkil eder. Tüp bebek planlanan anne adayları için de durum aynıdır. Kilosu fazla olan anne adaylarında tüp bebek tedavi başarısı olumsuz etkilenebilir. Bu sebeple de tedaviye başlamadan önce uygun diyet ve egzersizle kilo vermeleri önerilir. Bu da tedavi başarısına katkıda bulunacaktır. Özellikle kilo sorunu, polikistik over hastalığı olan ve tüp bebek tedavisi planlanan hastalarda daha yaygın olarak karşılaşılan bir sorundur. Tüp bebek tedavisinde hiçbir kalori sınırlandırması bulunmaz. Fakat, tüp bebek tedavisine başlayacak olan adayların  günlük yiyeceklerinde protein alımı kesinlikle % 25 in üzerinde olmalı. Bu bir kilo kaybetme programı değildir. Bunun sağlıklı beslenme programı olduğu unutulmamalıdır.

Tüp bebek tedavisine başlayacak olan anne ve baba adaylarının genetik hastalıkları olup olmadığı incelenmeli ve kalp hastalığı, şeker hastalığı ve bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklarda kan şekerini artırmayacak şekilde beslenme programları hazırlanabilir. Anne ve baba adaylarının bu gibi rahatsızlıklar ardında doğru beslenme alışkanlığı kazanmaları sağlanarak tedaviye başlanabilir. Bu gibi olumsuzlukların çözümlenmesi ile tüp bebek tedavisinde başarı sağlanması daha uygun olacaktır. Dengeli beslenme hem başarının yakalanmasına yardımcı olur, hem de hamileliğin sağlıklı bir şekilde geçmesine yardımcı olur. Bunun dışında doğru beslenme şekli ile doğacak bebeklerinde sağlığı önemli ölçüde muhafaza edilir.

Tüp Bebek Tedavisinde Proteinin Önemi

Tüp bebek tedavisi uygulanmadan önce, bütün dünya ülkelerinde de, uzmanlar anne adaylarına hararetle karbonhidrat içeren yiyecekleri yasaklar, daha çok protein ağırlıklı beslenmelerini tavsiye etmektelerdir. Uzun yıllardır yapılan araştırmalar neticesinde uzmanlar anne adayının transfer öncesinde ve sonrasında beslenme alışkanlıklarının transfer başarısı üzerinde oldukça etkili olduğunu bildirmişler ve buna göre anne adaylarının tedavi öncesinden başlayarak karbonhidratları bırakmalarını, protein ağırlıklı beslenmelerini söylemişlerdir. Protein ağırlıklı beslenen anne adaylarının hem hamilelik süreci, hem de doğumu oldukça kolay gerçekleşmektedir. Bunun yanında anne adayının doğum sonrası iyileşme süreci de daha kısaltmaktadır. Başka bir taraftan da protein ile beslenen anne adayında ise gebelik dönemi, doğum ve doğum sonrası daha rahat geçmektedir.

Tüp Bebek Tedavisinde Protein Ağırlıklı Beslenme Düzeni

Bu diyet bugün bilinen zayıflamaya yönelik protein diyetleri değildir. Doğrudan olarak beslenmeye yönelik bir protein diyetidir. Bu diyetleri de uzman diyetisyenlerden ya da tüp bebek uzmanından öğrenmek mümkün olmaktadır. Çünkü, hamilelik dönemi sağlıklı ve dengeli beslenmenin oldukça önem taşıdığı bir dönemdir. Bunun için de gerekli yardımı diyetisyenlerden almakta yarar bulunur.

Anne adayının günlük protein ihtiyacına ilave olarak 10 gr protein tavsiye edilir ki, bu da tüketmesi gereken et grubuna hamilelik döneminde 1-2 porsiyon ilave yapması manasına gelir. Bu miktar toplam olarak günlük 3-4 köfte boyutunda ete, tavuğa, yumurtaya ya da peynire eş gelir. Alınan günlük proteinin, %60-70′inin vücutta tam kullanılabilir (yani bio yararlılığı yüksek) protein kaynağından alınması tavsiye edilir. Bunlar da hayvansal kaynaklı besinlerden elde edilir. Vejetaryen olan ve protein ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü bitkisel kaynaklı besinlerden alan anne adaylarına öğünlerinde kesinlikle kaliteli protein kaynakları bulundurmaları tavsiye edilir. Bunun için kuru baklagiller, soya fasulyesi, soya sütü, tofu gibi gıdalar tüketilebilir.

Karbonhidratlı besinler sebebi ile ortaya çıkan yüksek glukozlu ortam, yumurta ve embiryolar için  iyi bir ortam oluşmasına yardım etmez , sebze ve protein ağırlıklı beslenme anne adaylarının yumurtaları için daha olmulu bir ortam olmasına yarar sağlar. Gebe kalmış olan anne adayları ise, zaten oldukça sağlıklı yemek zorunda olmanın yanında, bunu oldukça titizlikle gerçekleştirmek zorundadırlar. Polikistik over sendromu olan kişilerde dahi tüp bebek tedavisine başlamadan önce hayat ve yemek tarzlarında yapılan değişikliklerin ardından hamilelik oranları ivmeyle artmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisine Psikolojik Hazırlık

 İnfertilite tedavisinde psikolojik destek gözardı edilemeyecek kadar önemli bir konudur. Alanında uzman bir danışman, adayları dinleyecek, anlayacak ve yaşanılan fiziksel ve ruhsal değişiklikleri nasıl kontrol edebileceğiniz hakkında bilgi verecektir. Tedavi döneminin her aşamasında neler yaşanabileceğini, neler hissedilebileceğini, olası sorunları ve çözüm yollarıyla ilgili stratejileri adaylara anlatacaktır.

Danışman Yardımcı Olacağı Konular

Stresi kontrol etmek, endişeleri azaltma, depresyonu önleme, tıbbi tedaviler döneminde meydana gelebilecek hayal kırıklıklarının, suçluluk, değersizlik ve başarısızlık duygularının ortadan kaldırılması, anne ve baba adayı arasındaki diyaloglar, olumlu düşünme, rahat ve huzurlu olmak için neler yapılması gerektiği gibi hususlarda psikolojik destek seanslarında üzerinde durulan konulardan olmaktadır.

Bunun yanında, infertilite tedavisi zor ve meşakkatli bir yoldur. Bu yolda adayların karşılaşabileceği sorunlar ve engeller, yol ayrımları ve seçenekler konusunda da bir rehber olması bakımından, psikolojik danışman bu dönem için oldukça önemlidir.

Tedaviyi ve tedavi sonrasını rahat ve huzurlu yaşayan anne ve baba adaylarının, bu rüeci rahat geçiremeyen adaylara nazaran tedavide başarı olasılığının daha yüksek olduğu yapılan çalışmalarla bildirilmiştir.

Tüp bebek tedavisi psikolojik açıdan ele alındığında, anne ve baba adaylarını zorlayan bir dönem olarak değerlendirilebilir. İnsan vücudunda, beden ve zihin arasında inkar edilemeyecek bir iletişim bağı bulunur. Bu kadar güçlü olduğu göz önüne alındığında, bu tedavinin gerektirdiği tıbbi uygulamaların adaylarda çeşitli olumsuz psikolojik etkilere yol açması ve pozitif ya da negatif duygu durum içinde olmanın, tedaviye olumlu ya da olumsuz etkileri elbette ki olacaktır. Bu süreçte, uzmandan alınacak profesyonel desteğin önemi çok fazladır.

Bebek sahibi olmak isteyip de, bir sene boyunca korunmasız cinsel ilişkide bulunan anne ve baba adayları hala gebeliği gerçekleştiremiyor ise, bu adayların kısırlık sorunuyla karşı karşıya kalma ihtimalinin olduğu ilk olarak kabul edilmelidir. Bu problemin toplumda ortaya çıkma sıklığı ortalama olarak % 10-15’dir. anne ve baba adaylarından 6-7 tanesinden biri bu problemle karşı karşıya kalır. Problem hangi eşten kaynaklı olursa olsun, arzuladığı hamileliği gerçekleştiremeyen adaylar, stresli bir sürece girmektedir. Bu durumu, yaşamsal bir kriz olarak görürler. Doğal yollarla hamileliği sağlayamayan, yardımcı üreme tekniklerine başvuran adaylar, bundan fiziksel ve sosyal açıdan etkilenirler, ancak durumun bir de psikolojik tarafı vardır.

Anne ve baba adaylarının tedavi sürecinde içerisinde bulunduğu duygu durumları

Anne ve baba adayları, özellikle ilk denenen tüp bebek tedavisinde oldukça yoğun anksiyete duyguları hissederler. Bu dönem onlar için, büyük fekadarlık gerektiren, disiplin isteyen bir süreçtir. Endişe duyulduğu nokta ise, tüm bu çabalara rağmen, sonucunun belirli olmamasıdır. Tedavinin nasıl neticeleneceğini bilememek, adaylarda büyük bir mutluluğun ve büyük bir mutsuzluğun aynı anda yaşanmasına sebep olarak duygusal olarak dalgalanmaya yol açar.

Tüp Bebek Tedavisinde Sonucun Negatif Olması

Tüp bebek tedavisinin negatif olarak neticelenmesi, bu dönemin daha farklı ele alınması gereken bir bölümüdür. Bu sonuçla karşılaşan anne adayları kendisini, umutla başladıkları fakat adet kanamasının başlamasıyla hayal kırıklığına dönüşmüş bir duygu yelpazesi içinde bulur. Bu tedavide negatif neticelerin birkaç kez yenilemesi durumunda, adaylar yitirme duygusunu defalarca yaşanmakta, kayıpla beraber travma ve yas dönemi, kısır olduklarını tekrar hatırlama, bütünm bunlarla beraber yetersizlik duygusuyla karşılaşmak zorunda kalır. Bu durum, adaylarda kendilik imajı ve özgüveni hasara uğratan önemli faktörlerdir.

Tüp bebek tedavisinin çeşitli aşamalarında ya da neticenin negatif olmasında, kadında görülen genel ilgi kaybı, öfke nöbetleri, iştahın azalması ya da artması, ağlama ve öfke nöbetleri, fazla uyuma ya da uykusuzluk, cinsel ilginin azalması gibi depresyonu işaret eder bulgular ortaya çıkmaya başlayabilir. Bebeği olan ya da gebe adayları gören kadınlar, hemen başarısızlıklarını anımsar, kızgınlık ve kıskançlık duygularını bir arada hissederler. Baba adayları ise, çoğunlukla tedavi içerisinde kadının bulunması sebebiyle kendisini bu süreçten dışlanmış olarak kabul ederler. Buna müdahale edememe düşüncesiyle, kişide yoğun yetersizlik ve suçluluk duygusu gelişmeye başlar.

Tüp Bebek Tedavisinde Psikolojik Destek Alma Zamanı

Tüp bebek tedavisinde infertilite hususunda bir uzmandan destek almak, adaylarda ortaya çıkan bulgular ve stresle başa çıkma yetilerine ve kişisel kaynaklarını arttırmalarına, tedavinin başında ya da sonrasında başvuracakları bireysel psiko terapötik süreç, yardımcı olur. Ayrıca adayların tedaviyle ile alakalı sorular soracakları, bu süreçte alacakları kararlarda faydalanacakları psiko eğitimsel destek niteliğinde bir psikolojik destek de olabilir.

Çift olarak yapılan terapi, adayların kısır olmayla alakalı hislerini, tedavi ya da bebek sahibi olamamayla alakalı endişe ve korkularını açıkça ifade etmelerine yol açarak, kişilerde psikolojik rahatlama (katarsis) sağlar. Adaylar tedavi esnasında yitirmiş oldukları kontrol duygusunu yeniden kazanır, bu özgüven ve tedaviye karşı motivasyonu çoğaltır. Kısırlık sebebiyle ilişkileri zarar görmüş olan adaylara da, çift terapisinin oldukça büyük faydaları olabilir. Adaylar evliliklerini yeniden gözden geçirir, ilişkilerinin dinamiklerini yeniden anlama şansı elde etmektedir. Neticesi negatif olan tedavilerde, adayların bebek odak noktalarının farklı bir noktaya taşınması önemlidir. Eşler grup terapisinde bu problemi yalnızca onların yaşamadığını, kendileri gibi bu problemi yaşayan adayların olduğunu fark etmekte, bu dönemle alakalı tecrübelerini paylaşmakta, bunun dışında, başka adayların tecrübelerini de öğrenmektedir. Tüp bebek tedavisinde cinsel hayatları olumsuz olarak etkilenmiş olan adaylar, cinsel terapi desteği alabilirler.

Kısırlık Problemi Yaşayan Adaylar, Kendilerini Nasıl Hisseder?

 Kısırlık problemi yaşayan kişilerin ilk olarak bilmesi gereken, bu sorunun da diğer hastalıklardan hiçbir farkı olmadığıdır. Bunu anlayamayan ve toplum baskısı yaşayan kişiler kendilerini yalnız hissederler. Yalnızlık duygularına öfke, umutsuzluk, çaresizlik, kabullenememe, problemlerini konuşmaktan kaçınma, kendilerini sosyal hayattanuzaklaştırma, sorunu görmezden gelme ya da yok sayma gibi güçlü tepkiler eşlik edebilir. Bu tepkiler sebebiyle adaylar, kendileri için gerekli olan fiziksel ve psikolojik tedavileri ihmal edebilir. Bu yüzden de bebek sahibi olabilme şanslarını daha azaltır. Kısırlık sebebiyle bebek sahibi olamayacağını öğrenen adaylar, adeta bir yas dönemine girmektedir. Tepkilerin altında bulunan ana sebep kişilerin arzuladıkları bebeği yitirmeleridir. Adayların bu olumsuzluklarla başa çıkamaması, bu sorunları bastırmayı tercih etmelerine yol açar. Bu şekilde düşüncelerin bastırılması, uzun dönemde toplumdan uzaklaşmaya, sosyalliğin yok olmasına, yalnızlığa, adayların arasında iletişimsizliğe yol açabilir. Bu sebeple adayların psikolojik destek almaları, sevdiklerinden destek görmeleri, yaşadıklarını konuşabilmeleri, dönemin daha rahat atlatılmasına yol açar. Adayların bilmesi gereken bu durumun aşılabileceği ve yalnız olmadıklarıdır.

Tüp Bebek ve Psikoloji

 Kısırlık problemi adaylarını hayatlarını fiziksel, ruhsal, sosyal ve ekonomik olarak da etkiler. Bugün, teknolojinin ilerlemesiyle  beraber, tıp alanında meydana gelen yenilikler kısırlığı kesinlikle tedavi edilemez, koşulundan çıkarmıştır. Tüp bebek tedavisiyle adaylar arzu ettikleri gibi bir bebek sahibi olabilmektedir.  Günümüzde tüp bebek tedavisi tüm dünyada fiziksel tedavinin dışında, psikolojik tedaviyle beraber uygulanmaya başlanmıştır. Bu konuda yapılan araştırmalarda tedavinin başarısında, anne adayının stres seviyesikin olduğudur. Bu sebeple anne adayı ve ona tedavi süresince destek olacak olan baba adayının alacağı psikolojik desteğin tüp bebek tedavisinin ilerleyişi için çok önemlidir. Adayların tedavideki olumlu yaklaşımı, stresin kontrol altında tutulması, gelişmelere pozitif bakılması halinde, tedavinin başarılı olması için oldukça etkendir. Tüp bebek tedavisiyle uygulanacak psikolojik tedavi adaylara kısırlık problemlerinin zorluklarını yenmelerinde ve tüp bebek tedavisi esnasında yaşanan stres ve endişenin giderilmesinde faydalı olmaktadır.

Yapılan çalışmalar stres ve kısırlık arasındaki ilişkiyi belirlemiş, kısırlığın yaşanan stres seviyesini yükselttiği ve stresin artmasıyla beraber hamileliğin sağlanmasının riske girdiğini ortaya koymuştur. Bu kısır döngüden uzak kalmak adına stresi kontrol altına alabilecek bir psikolojik tedavi önemlidir.  Bu sebeple tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi olmak isteyen, anne ve baba olmayı arzulayan adaların, tedaviyi destekleyecek olan psikolojik desteği ihmal etmemeleri durumunda kaygı, stres ve endişe gibi olumsuz durumlarla başa çıkmalarında ve hayat kalitelerini arttırmakta büyük bir etkendir.

Adayların Gördüğü Psikolojik Desteğin Faydaları

 Yapılan çalışmalarda tüp bebek tedavisi esnasında psikolojik destek almış olan adaylarla, tedavi süresince psikolojik destek almamış olan adayların kıyaslanması, çokca ilginç ve faydalı neticelere ulaşılmasını sağlamıştır. Bu çalışmalar tüp bebek tedavisi esnasında alınan psikolojik desteğin çok olumlu neticelere yol açtığını belirlemiştir. Bunun etkileri ise

Tedavi esnasında alınan psikolojik desteğin tedaviyi olumlu etkilemesi ile beraber, anne adayının hamile kalma oranında artış meydana getirmiştir.

Tedavi neticesinde sağlanan hamileliklerde canlı doğum oranların artış göstermiştir

Adayların kendi arasındaki çatışmaların azalma göstermesi

Tedavi süresince adaylardaki depresyon ve anksiyetenin azalması

Tedavi süresince ortaya çıkan stresin büyük oranda yok edilmesi

Psikolojik destek yöntemleri nelerdir?

Kısırlık problemin meydana getirdiği diğer problemlerin çözülmesi ve tüp bebek tedavisinde ortaya çıkan stres ve kaygıyla baş edilmesi için, adaylar hem kişisel olarak, hem de grup olarak psikolojik destek alabilir. Bu şekilde danışmanlık alan adayların aralarındaki uyum artıp güçlenmekte ve alınan kararlarda beraber çözüm üretme şansı doğmaktadır. Bu danışmanlık adayların çift olarak hareket etmesini sağlar. Çift danışmanlığının dışında adayların kişisel destek alması kişinin kendi kararıdır. Bu şekilde alınan bireysel terapilerde de oldukça yarar sağlanır.

Stres Tüp Bebek Başarısını Etkiler mi?

Stresin ve psikolojik açıdan durumun kadının adet döngüsü ve fizyolojik/hormonal dengesini etkilediği bilinen bir durumdur. Örneğin, şiddetli duygusal travma yaşayan kadınlar, düzensiz yumurtlama, düzensiz adet ve hattta amenore (hiç adet görmeme) gibi problemler yaşayabilmektedir. Ancak gerçekleştirilen çalışmalarda devamlı ışıklı ortamda tutulan tavukların daha fazla yumurtladığı ve daha fazla yumurta ürettiği ortaya çıkmıştır. Bu gibi çalışmalar göz önüne alındığında doğal yollarla gebe kalmaya çalışan anne adaylarının önündeki en büyük engellerden birinin stres olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Fakat, konu tüp bebek tedavisi ve yumurtalıkların uyarılmasına geldiğinde durum değişmektedir. Tüp bebek tedavisinde uygulanan ilaçlar sebebiyle anne adaylarının merkezi düzenleme mekanizması artık bir çeşit ‘otomatik pilota’ konumunda oluyor. Bu sebeple de stresin tedavinin başarısı üzerinde etkisi belli belirsiz gibi gözükse de aslında dolaylı olarak oldukça etkilidir.

Tüp bebek tedavisi anne ve baba adayları için hem duygusal, hem de maddi olarak yıpratıcı bir dönemdir. Kısırlık için tedavi gören ve kendini bu sebeple özgüvensiz, kontrolsüz ve pek güçlü olmayan bir duygu durumunda bulan adaylar, ister istemez yoğun bir strese maruz kalıyor. Tedavinin her adımında adayların uzman ve tüp bebek ekibi tarafından doğru ve anlaşılır bir şekilde bilgilendirilmesi ve alınacak kararlara katılımının sağlanması bu sürecin kolay aşılması için oldukça önemli bir etkendir. Adaylara tüp bebek dönemi boyunca yardım edecek olan hemşirelerin dahi bilgili olması haricinde, empati yapma ve sağlıklı iletişim kurma yetilerine de sahip olması bu aşamada oldukça önem teşkil eder. Bütün bunlara karşın duygusal olarak bu dönemi aşmata güçlük yaşayan adaylar, tedavinin başarıya ulaşması adına psikolojik destek almaktan çekinmemelidir.

Tüp bebek tedavisine başlayan adayları en çok stres altında bırakan hususlarda biri de tedavi süresince ne yapmaları, ya da yapmamaları konusudr. Ailesi, çevresi ya da tüp bebek ekibi tarafından yapılan, kafein içmemek, geceleri en az 8 saat uyumak, ilaçları tam saatinde almak gibi tavsiyeler, sebebiyle kişiler yaptıkları en ufak bir hatanın dahi tedavinin neticesini etkileyebileceği inancı yaşamalarına yol açıyor. Bu şekilde de ortaya büyük bir korku ve suçluluk duygu çıkıyor. Halbuki bu endişler gereksiz bir strese sebep olmaktadır. Yapılan ufak hatalar, tek başına tüp bebek tedavisinin neticesini değiştirecek kadar büyük bir etkiye sahip değildir. Harfi harfiyen uyulmaya dikkat edilmeli, ancak yapılan ufak bir hatada büyük sıkıntılar hissedilmemelidir.

Tüp bebek tedavisi doğal yolla hamilelik sağlayamayan adaylar için bir umut ışığı olarak görülmektedir. Fakat bu tedavi olumlu olmak, oldukça sabır gerektiren bir durumdur.

 Tüp bebek tedavisinin başarısını olumsuz etkileyen stres ve umutsuzluk kontrol altınla alınmalıdır. Bunun için gerekli ise, psikolojik destek alınmalıdır.

 Stres Hamile Kalmayı ve Tüp Bebekte Başarıyı Etkileyen Bir Faktör müdür?

Tüplerin fonksiyonel bozukluklarını, yumurtlamayı ve hamile kalamamayı etkileyen etkenlerin esas sebebinin aşırı strese dayalı olduğu bilinmektedir. Başarılı bir hamileliğin sağlanması için adayların stresten ellerinden geldiğince uzak durmaları gerekir. Stresin esas kaynağına bakıldığında çoğunlukla adayların uyumsuzlukları ve aile baskıları olduğu görülür. ”Niçin tüp bebek yaptırıyosun?” şeklindeki soruların sürekli adaylara sorulması adayları yoğun bir strese doğru sürükler. Aslında ailenin bu konuda bilinçlendirmeleri ve bu olaya yaklaşımlarının değiştirilmesi gerekir.

 Tüp bebek uygulamasına başlamak isteyen adayların tedaviye başlamadan önce bu dönem hakkında yeteri kadar bilgiye sahip olmaları ve bilgilendirilmeleri, bu süreçte yaşanacak  stresin oluşmaması adına büyük önem taşır.

 Stresi Azaltmak İçin Yapılması Gerekenler

İlk önce tüp bebek tedavisi arzulayan adayların birbirlerini anlamaları ve uyum içerisinde olmaları gerekir.

Yoga ya da meditasyon gibi insanların rahatlatmayı hedefleyen ve stresten arındıran yöntemlerden faydalanılabilinir.

Stresi yenebilmek adına adayların bireysel ya da beraber profesyonel bir psikologtan yardım istenmelidir.

Kafein ve nikotinin bırakılması ve tedaviyi uygun olan egzersizlerin yapılması gerekir,

Kısırlık ve tüp bebek tedavisi ile alakalı adayların kafasını kurcalayan sorular için doktor ile rahatça konuşlması gerekir.

Bilimsel açıdan bireylere olan olumlu etkisi kanıtlanmış olan akupunktur tekniği tercih edilebilinir. Bu yöntem tüp bebek tedavisinde ve tüp bebek tedavisine hazırlık aşamasında oldukça faydalıdır.

 Tedavi öncesi aile ile irtibat içinde olunmalıdır.

 Tüp bebek tedavisine başlamadan önce zihnen bu tedaviye hazır hissetmek gerekir.

 Tüp bebek tekniği hem maddi olarak, hem de fiziksel olarak adayları yıpratan bir yöntem olmasına karşın günümüzde bebek sahibi olmak isteyen adaylar için umut kapısıdır. Neticeleri ve peşinden getirdiği çeşitli olumsuzlukları hangi seviyede olursa olsun bebek isteyen adayları bu konular vazgeçirmemiştir. Toplum arasında doğal yolla bebek sahibi olamayan adaylar için tek kurtuluş yolu tüp bebek tedavisi olarak görülmektedir. Bu sebep de stres faktörünü peşinden getirir. Stresi kontrol altına almak, tüp bebek başarısını etkileyeceği için, kontrol altına alınması için gerekli her şey yapılmalıdır.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar