Tüp Bebekte Sperm Tedavisi

Paylaş:

sperm-tedavisi

Tüp bebek tedavisinde, nasıl kadında meydana gelen sıkıntılar var ise, aynı şekilde erkekte de bir takım nedenlerden dolayı çeşitli sıkıntılar meydana gelebilir. Bu sıkıntılar, spermin kalitesizliği, hiç üretilememesi ve yeterli sayıda olamayışı gibi durumlardır. Bu sıkıntıların meydana gelme sebepleri ve tedavileri hakkında kısaca bilgi verelim.

1 ) Sperm bozukluğunun nedenleri nelerdir?

Baba adayında üretilmiş olan sperm hücreleri, testisten çıktıktan sonra yumurtalara gelebilmek amacı ile yaklaşık 5 metre civarında ilerler. Spermlerin yumurta ile birleşmesi dış ortamlarla da alakalıdır. Çünkü üreme sistemi, dış etkenlere çok duyarlıdır. Sigara gibi dışarıdan vücuda alınan bir takım maddeler, spermlerde görev bozukluğuna sebep olabilir. aynı zamanda, sperm üretimine sebebi bir türlü açıklanamayan ve belli olmayan yapısal faktörlerde etki edebilir.

Sperm üretiminde bozukluğa en sık neden olan sebep, DNA sisteminde meydana gelmiş olan hasarlardır. DNA sisteminde bozukluk olması, embriyonun gelişişine engel olan bir etkendir. Vücut yapısı, DNA bozukluklarının önüne geçebilmek için, bir takım tedbirler alır. Üremenin meydana geldiği sırada, kromozonlar birleşirken DNA da ortaya çıkan bozuklukların bir bir bölümü revize edilebilmektedir.

2 ) Tedavi esnasında erkekten nasıl sperm alınır?

Baba adayı, yumurta toplamanın yapılacağı gün, sperm vermek için kliniğe gelir. Yumurta toplama işlemi yapılmadan önce, 3 gün ile 5 gün arasında ilişkiye girilmemesi gerekir. Spermler, mastürbasyon aracılığı ile erkek için özel hazırlanmış sperm verme odasında özel bir kap içerisinde verilir ve sıvılaşmanın gerçekleşmesi için beklenir. Sıvılaşan meni sperm sayısı, hareketliliği ve şekli yönünden inceleme altına alınarak, laboratuvarda bir takım işlemlerden geçirilerek en kaliteli görülen spermler seçilir.

Hiçbir şekilde sperm elde edilemeyen hastalarda veya menisinde herhangi bir sperme rastlanmayan erkeklerde ise, cerrahi müdahale yardımı ile testislerden çok sayıda parça alınarak sperm arayışı gerçekleştirilir. TESE olarak ifade edilen bu yöntemde, sperm bulma ihtimali, var olan bu duruma neden olan sebepler ile alakalı olarak % 25 ile %60 arasında değişiklik gösterir. Bu işlem lokal anestezi veya genel anestezi işlemi altında yapılabilir.

3 ) Semen Analizi (Spermiyogram)

Semen analizi, ejekulasyon esnasında penisten gelen sıvı ve içeriğinin miktar ve kalite bazında değerlendirilmesi işlemine verilen isimdir. Bu test sayesinde, hem semen şeklinde ifade edilen sıvı kısım, hem de mikroskobik olarak görülebilen hareketli hücreler olan spermler analiz altına alınarak incelenmesi sağlanır. Erkek üreme potansiyelinin değerlendirilmesi esnasında gerçekleştirilen en önemli ve ilk başvurulan şey, laboratuvar testidir. Semen, spermleri ve çeşitli salgı bezlerinden salınmış olan sıvıları içeren vizköz, beyazımsı bir sıvıdır. Hemen ejekülasyonun ardından yoğun, sonraki 10 dakika ile 30 dakika içinde ise sıvılaşarak akışkan hale gelen bir sıvıdır.

Spermler semende yer alan, başı ve kuyruğu bulunan, hareket eden üreme hücreleridir. Bu fonksiyonları sayesinde, kadın vücuduna girdikleri zaman hareket ederek yumurtaya doğru ilerler ve döllenme olarak tabir edilen yumurta ile birleşmeyi sağlarlar.Her semen örneğinde milyonlarca sperm, farklı miktarlarda früktoz, tampon sıvıları, koagülasyon maddeleri, kayganlaştırıcılar ve spermi destekleyen ve döllenme işlemine yardımcı olan enzimler yer almaktadır.

Aynı zamanda semen analizinde semen örneği yıkanarak, tedavi yönteminin planlanması ile alakalı bilgi sahibi olunabilmektedir. 3 ile 5 günlük cinsel yasağın ardından uygulanan bu test ile beraber, hangi tedavi yönteminin daha iyi netice vereceği ile alakalı da ciddi bilgiler elde edilir.

4 ) Tüp Bebek Mikroenjeksiyonda Tek Sperm Yeterli

Tüp bebek tedavilerinde, bir tek sperm olsa dahi, baba olamayan adaylar tüp bebek mikroenjeksiyon yöntemi ile beraber baba olabilmektedir. İlk olarak 1992’ de Brüksel Vrije Üniversitesinde uygulanmış olan bu yöntemden başarı elde edilmiştir. Bu uygulama sayesinde, çocuk sahibi olamayan milyonlarca çift çocuk sahibi olabiliyor.

5 ) Bozuk sperm arttıkça embriyodan beklenen kalite de düşüyor

Gerçekleştirilen birçok bilimsel araştırmalar neticesinde, şekli normal olarak kabul edilen spermlerde dahil olmak üzere, % 15 civarında DNA yapısında bozukluk olabileceği tartışma konusu olmaktadır. DNA bakımından bozuk olarak kabul edilen spermlerin sayısı arttıkça, embriyo kalitesi de olumsuz açıdan etkilenmektedir. Ancak sperm hücrelerinin incelemesi esnasında, spermlerin % 17’nin altında bozukluk tespit edilmesi halinde, tüp bebek tedavileri ciddi anlamda başarılı olabilmektedir. Ancak, spermin DNA’sında azalma fazla görülür ise, hamilelik elde etme ihtimalinde % 50 azalması da olasılıklar arasındadır ve yüksektir.

Unutulmaması gereken bir başka husus ise, embriyo kalitesinde oldukça etkili olan kadının yaşı ve yumurta sayısıdır. Daha çok, kadının yaşının 35 yaşından büyük olması durumunda, embriyonun tutunmasına engel olur. Bu nedenden dolayı da, tüp bebek tedavisi yapıldığı müddetçe, vakit kaybetmeden başlamak, tedaviden alınacak olan sonucun yararlı olmasında etkili olur

6 ) Hamilelik nasıl oluşur?

Döllenme spermin yumurtaya ulaşması ile meydana gelen bir olaydır. Sperm genel olarak kromozonlardan meydana gelir. Kromozonun içinde bulunan genlerin, yumurtalarda ki genler ile eşleşmesi sayesinde embriyo elde edilir. Bu da hamileliğin elde edilmesi anlamına gelmektedir. Hamilelik döneminin ve doğacak olan bebeğin sağlıklı olması, iyi kalitedeki genlerin var olması ile alakalı olarak değişebilir.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar