Tüp Bebek Tedavisi Hakkında
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Tüp Bebek Tedavisi Hakkında

Tüp bebek nedir?

Tüp bebek tedavisi kadından elde edilen yumurtaların ve erkekten elde edilen spermlerin vücut haricinde laboratuvarlarda buluşturularak döllenmesini sağlamaktır. Döllenen yumurtalar bölünme aşamasına geldiği zaman embriyo adı verilen ilk aşama ile laboratuvar ortamına alınır ve kadın hastanın rahmine transfer edilir.

Tüp bebek tedavisinden  sonra oluşan gebeliklerin doğal yollarla oluşan gebeliklerden hiçbir farkı olmaz. Tek farkı döllenmenin laboratuvar ortamında yapılması ve anne rahmine yerleştirilmesidir. Aşağıdaki videoda detaylı bilgi vermeye çalıştım

Tüp bebek ne zaman yapılır?

Genellikle kanalları tıkalı olan kadınlarda uygulanan tüp bebek tedavisi artık günümüzde neredeyse bütün kısırlık nedenlerinde başvurulan bir yöntem haline gelmiştir.

Kanalların kapalı ya da tıkalı olması, erkekte ki sperm bozukluklarında ve ileri yaş nedeni ile açıklanamayan kısırlıklarda tüp bebek tedavisi kullanılmaktadır. İleri derecede olmayan sperm ve yumurta bozukluklarında aşılama yöntemi ile gebelik sağlanabilmektedir. Aşılama en fazla 6 defa denenebilir. Genellikle 3 denemede başarı olasılığı oldukça yüksektir. Üç denemede başarısız olmuşsa tüp bebek tedavisi denenmelidir. Üç denemeden fazla denenen durumlar polistik over hastalığı olan kadınlardır. Bu hastalığa sahip kadınlarda daha fazla yumurtlama tedavisi denenebilir.

Açıklanamayan kısırlıkta ise, kısırlık süresi üç yılı geçmiş ise tüp bebek tedavisi denenmesinde yarar vardır. Eğer kadın 35 yaşını geçmiş ise üç yıl gibi bir sürenin beklenmesine gerek yoktur. Hormonal bozukluklarda ise, 1 yıl yumurtlama olmasına rağmen gebelik oluşmamış ise tüp bebek denenmelidir. Endometriozis hastalığı olan kişilerde hastalık hafif ya da orta dereceli ise açıklanamayan kısırlık olarak tanımlanır.

Erkek faktörleri, toplamda hareketli sperm sayıları eğer 1 milyondan az ise mikroenjeksiyon tekniği uygulamak gerekir. Eğer toplam sperm sayısı 1 ila 10 milyon arasında ise direkt olarak tüp bebek tedavisi uygulamak gerekir.

Tüp bebek tedavi yöntemleri kimlere uygulanabilir?

Kaliteli yumurta tüp bebek tedavilerinde başarıyı sağlayan en önemli faktördür. Bu nedenle 35 yaş ve altındaki her kadın, tüp bebek tedavilerinden yararlanabilir.

Yumurtalık kisti, kanseri veya endometrioma gibi yumurtalık rezervini azaltabilen cerrahi operasyonlar geçirmiş hastalarda tüp bebek tedavi yöntemlerine başvurabilir.

Çiftlerin cinsel ilişkiye girmesini engelleyen; kadında vaginismus, erkekte boşalma ile ilgili problem yaşayan çiftlerde, tüp bebek sahibi olabilirler.

İmmünolojik yani bağışıklık sistemi ile ilgi sağlık sorunu yaşayan çiftlerde, tüp bebek tedavi yöntemlerinden yararlanabilmektedir.

Kalıtsal bir sağlık sorunu yaşayan veya taşıyıcı konumda olan çiftlerde, tüp bebek tedavi yöntemleri sayesinde sağlıklı birer çocuk sahibi olabilirler.

Doğuştan sperm kanalları gelişmemiş veya sonradan geçirilmiş iltihabi hastalıklar sonucunda sperm kanalları tıkanan erkekler hastalarda, tüp bebek tedavi yöntemlerinden yararlanabilmektedir.

Sperm üretimi olan ancak bazı nedenlerden dolayı çıkışı engellenen vakalarda da, tüp bebek tedavi yöntemleri başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Kimler tüp bebek tedavi yöntemlerinden yararlanamaz?

Normal yollardan çocuk sahibi olabilmek için kadın ve erkeğin üreme hücrelerine ihtiyaç duyulduğu gibi, tüp bebek tedavi yöntemlerinde de bu durum geçerlidir. Gebelik annenin üzerine kurulmuş bir sistem olduğu için, kadına ait yumurta fonksiyonlarının belirli bir kalitede olması koşulu ile gebelik sağlanmaktadır.

  • Ameliyat ile rahmi alınan kadınlar

Tüp bebek uygulamasında da normal hamileliklerde olduğu gibi bebek, anne rahmi içerisinde gelişmektedir. Bebeğin oluşabileceği koşullar yokken, tedavinin gerçekleşmesi söz konusu olamaz.

  • Menopoz dönemine giren kadınlar

Menopoz dönemi ile birlikte yaşanan bir takım hormonal değişimler sonucunda, yumurtalıklar işlevini yitirerek, doğurganlık dönemini zorunlu olarak sonlandırır. Doğal bir sürecin parçası olan bu durum karşısında da tüp bebek tedavileri uygulanamaz.

  • Hiç sperm üretimi olmayan erkekler

Sperm hücresi bulunmayan erkeklere uygulanan bazı yöntemler sonucu testislerden elde edilen spermlerle tedavi sağlanabilirken, hiçbir şekilde sperm üretimi olmayan erkeklerde tüp bebek tedavi yöntemleri mümkün olmamaktadır.

Tüp bebek tedavi yöntemleri hangi aşamalardan oluşur?

Tüp bebek tedavi yöntemlerine başvuran çiftlerle ilk olarak bir değerlendirme görüşmesi yapılır, daha önce yapılmış olan uygulamalar değerlendirilir ve gerekli olan tetkikler planlanır. Daha sonra tetkiklerin sonuçlarına göre o çifte ait uygun bir tedavi yöntemi planlanır. Detaylı bir şekilde yapılan jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile kadının yumurta kapasitesi ve rahim yapısı değerlendirilir. Âdetin 3. günü yapılan hormon tetkikleriyle, hangi dozda ilaç ile yumurtalıkların uyarılacağına karar verilir. AIDS, Hepatit (sarılık) gibi bulaşıcı hastalıkların varlığını saptamak adına geniş kapsamlı bir tarama yapılır. Daha sonra uygulama hakkında çiftlerin merak ettiği sorulara değinilerek, gerekli olan bilgilendirme süreci tamamlanır.  Bu elde edilen veriler doğrultusunda, çiftin tüp bebek tedavisi için uygun olduğu belirlenerek tedaviye başlanır.

Yumurtaların Geliştirilmesi: Yumurtalıkların uyarılması amacı ile iğne şeklinde hormon ilaçları kullanılır ve fazla sayıda yumurtanın olgunlaşması desteklenir.

Yumurtaların Toplanması: Ultrasonografi eşliğinde ve hafif bir genel anestezi ile istenilen olgunluğa erişmiş yumurtalar toplanır.

Yumurtaların Döllenmesi: Elde edilen yumurtalar ile erkekten elde edilen sperm hücreleri laboratuvar koşullarında embriyolog tarafından özel besiyeler içinde bir araya getirilerek, bir nevi zorla döllendirme sağlanır.

Embriyo Transferi: Döllenen üreme hücrelerinin yani embriyonun anne adayının rahmine transfer edilmesi işlemidir. Oluşan embriyolar uzman doktor tarafından genel anestezi altında ince bir kateter yardımı ile anne adayının rahmine yerleştirilir.

Bu son aşamadan sonra gebeliğin oluşumu beklenir. Embriyo transferinden 15 gün sonra yapılacak olan gebelik testi ile sonuç öğrenilebilmektedir. Eğer başarılı bir sonuç alınamaz ise, nedenler değerlendirilerek tekrar tedaviye başlanır.

Tüp bebek tedavisinin riskleri nelerdir?

Tüp bebek tedavisi uzun yıllardır uygulanan ve çok emniyetli bir tedavi yöntemidir. Tüp bebek tedavileri iyi seçilmiş merkezlerde ve tecrübeli doktorlar tarafından yapıldığı sürece hiçbir ciddi sorunla karşılaşılamaz. Ancak tüp bebek tedavisinin de diğer tedavi şekillerinde olduğu gibi %1 – 2 oranlarında bazı sorunlara neden olma olasılığı vardır. Ancak bu sorunlar da dikkatli ve tecrübeli doktorlar tarafından çözümlenebilecek sorunlardır.

Çoğul gebelik riski

En önemli risklerinden birisi çoğul gebelik riskidir. Bir bebek beklerken iki veya daha fazla bebeğe sahip olmak size kendinizi şansı hissettirebilir fakat çoğul gebeliğin hem anne hem de bebekler için ciddi riskler oluşturur. Tüp bebek tedavisindeki transfer edilen embriyo sayısı kısıtlı olsa dahi çoğul gebelik riskini tamamen ortadan kaldırmamaktadır.

Tüp bebek tedavisinde en sık rastlanılan karın içinde sıvı birikmesi, şişkinlik ve hastanede tedaviyi gerektirecek aşırı uyarılma sorunlarıdır. Tecrübe sahibi olan merkezlerde bu sorunlar % 1 oranlarında görülür. Ayrıca kullanılan hormon ilaçlarının hiçbir kanser yapıcı özelliği yoktur.

Tüp bebek tedavisinin başarısızlık nedenleri nelerdir?

Tüp bebek birçok etkenin süreci desteklemesi ile başarılı bir şekilde sonuçlanan yardımcı üreme yöntemlerinden oluşmaktadır. Bu nedenle başarısız tüp bebek tedavilerine neden olan birçok etken söz konusu olabilmektedir.

Birincil nedenler:

  • Embriyonun bozuk bir genetik yapıya sahip olması
  • Yumurta gelişimi sırasında kullanılan ilaç protokollerinin doğru uygulanmaması
  • Embriyonun geliştiği kültür ortamlarının yeterli düzeyde olmaması
  • Embriyo dış zarının kalınlaşması gibi embriyoya ait problemler, tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarına yol açabilir.

İkincil nedenler:

  • Endometriumun yani rahim iç duvarını etkileyen doğumsal bozukluklar
  • Rahim içinde embriyonun tutunmasını engelleyen polip ve miyom oluşumu
  • Daha önce geçirilmiş olan iltihaplı hastalıklar veya kürtaj gibi cerrahi müdahaleler sonucunda meydana gelen rahim içi yapışıklıklar
  • Embriyonun rahim içinde gelişimi engelleyen pıhtılaşma bozuklukları
  • Kadında genetik veya sonradan oluşan bağışıklık sistemi bozuklukları, yüksek kalitede de olsa gelişen embriyonun tutunup büyümesini engelleyebilir.

Üçüncül nedenler:

Normal yollardan çocuk sahibi olmayı engelleyen yani kısırlık nedenlerinde biri olan çikolata kistleri başarısızlığa neden olabilir.

Daha önceden geçirilmiş olan enfeksiyon sonucunda veya diğer karın içi ameliyatlarından kaynaklanan tüplerin tıkanıp şişme durumu, başarıyı engelleyen faktörler arasındadır. Ancak tedavi edilebilir sorunlar arasında yer alır.

Mikroenjeksiyon yöntemi nedir? Kimlere uygulanır?

Tüp bebek uygulaması, kadın ve erkekten alınan üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında döllenmesi ile embriyo oluşturma işlemidir. Eğer spermler direk alınıp, yumurtanın içine enjekte edilerek zorla döllenme sağlanıyor ise, bu yönteme ‘’Mikroenjeksiyon’’ yöntemi denir. Yardımcı üreme yöntemleri ile dünyaya getirilen çoğu bebeğin mikroenjeksiyon yöntemi ile sağlanmaktadır.

  • Sperm üretimi çok az olan veya sperm anomalilerinde,
  • Azospermi durumlarında TESE tekniği ile spermlere ulaşılmış ise,
  • Öncesinde IVF ile başarısızlık yaşayan ve döllenme problemi olan çiftlere
  • Açıklanamamış kısırlık sorunlarında ve tüp bebek tedavisinde başarılı sonuçlar alınamamış çiftlere,
  • PGD uygulaması ihtiyacı olan çiftlere de, mikroenjeksiyon yöntemi uygulanmaktadır.

Tüp bebek tedavilerinde kullanılan ilaçlar nelerdir?

Doktor kullanılacak ilaçları kişilerin özelliklerine göre belirler. Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar ile gelişmeler ultrason yardımı ile gözlemlenir. Kan ile yapılan testlerde yapılabilecekler arasındadır. Bu uygulamalar ile yumurtalıkları hareketlendirme yöntemlerine kişinin ne kadar cevap verdiği gözlemlenir. Yumurta transferlerine uygun hale gelen folliküller HCG enjeksiyonu ya da diğer tedavi yöntemleri ile yumurtaların olgunlaşmasına yardımcı olur.

Tüp bebek tedavisinin başarı oranı ne kadar?

Tüp bebek tedavisinde oldukça yüksek oranlarda gebelik oluşabilir. Ancak her oluşan gebelik sağlıklı doğumlar ile sonuçlanmaz. Bu neden gebelik oranı sağlıklı doğum oranlarına göre hesaplanır. Tüp bebek tedavisinde esas gebeliğin oluşturulması değil sağlıklı doğumların gerçekleşmesidir.

Günümüzde artık kısırlık tedavisi mümkün bir hastalık olarak değerlendirilmektedir. Kişilere uygun tedavi seçeneği ve sabır birçok hastada olumlu sonuçlar sağlanmasında başarılı olmuştur. Tüp bebek tedavisi birden çok probleme bağlı olarak yapılabilir. Bu problemler;

  • Evliliğin süresi
  • Daha önce düşük doğum gerçekleşip gerçekleşmediği
  • Kadının yaş durumu
  • Daha önce bir gebelik oluştu mu?
  • Erkeğe bağlı sperm ile alakalı problemler
  • Kadın ve erkek üreme organlarında gelişen problemler

Bu gibi problemler gebelik oluşmasını engelleyebilir. İlk olarak çiftlerin detaylı incelenmesi gerekir. Seçilen tüp bebek merkezinin muhtemel bir başarı oranı vardır. Fakat merkezlerin başarı oranları seçilen hasta gruplarına göre değişim gösterebilir. Basit kısırlık tedavilerini kabul eden merkezlerin başarısı daha yüksek görülebilir. Çiftlerin merkez seçerken seçilen merkezin hangi hasta gruplarını kabul ettiğini araştırması gerekir.

Başarı oranını etkileyen bir diğer faktörde laboratuvar ve laboratuvarda kullanılan teknik donanımdır. Laboratuvarda kullanılan tekniğin başarı sağlanmasında büyük rolü vardır. Ancak her çift için tüp bebekte başarı oranı değişken olabilir. Gebeliğin oluşumu için ise tedavinin birkaç kez denenmesinde yarar vardır. 3. Denemesi de başarısız olan çiftlerin tekrar bir incelemeye tabii tutulması gerekir. Başarısızlık bilinmeyen faktörlere bağlı olarak da gerçekleşebilir. Yapılan incelemeler sonucu hiçbir sorun olmayan çiftlerde tedavi defalarca tekrarlansa bile sonuç olumlu olmayabilir. Ancak bu hasta gruplarında ilerleyen zamanlarda kendiliğinden gebelik oluşumu gerçekleşebilir. Bu nedenle hiçbir zaman umudu yitirmemek gerekir.

Tüp bebek sonrası dikkat edilmesi gerekenler neler?

Tüp bebek tedavisi yaptıran anne adayları tedaviden sonra doktorun talimatlarına mutlaka uymalıdır.

Tedaviden sonra cinsel yaşam: gebelik sonuçlanmadan çiftler cinsel ilişkiye girmemelidir. Eğer hamilelik oluşmuş ise ilk olarak bebeğin kalp atışları alınmalıdır. Bebekte kalp atışı alınana dek cinsel ilişkide bulunulmamalıdır. Daha sonra doktorun önerisine göre hareket edilmelidir.

İlaç kullanımı: tedaviden sonra endometriumu desteklemek amacı ile bir takım ilaçların kullanılması gerekmektedir. Kullanılan ilaçlar şayet gebelik oluşur ise onuncu haftaya kadar kullanılmalıdır. Eğer gebelik oluşmamış ise ilaç kullanımı kesilmelidir.

Günlük yaşam tarzı: anne adayında herhangi bir sağlık problemi yok ise ve ağrısı ve halsizliği yok ise transferden bir gün sonra günlük hayatına rahatlıkla dönebilir. Ancak ağır aktivitelerden kaçınmak şartı ile.

Tedaviden sonra yapılmaması gerekenler

  • Sigara ve alkol tüketimi tedavi başlamadan ve tedaviden sonra bırakılmalıdır.
  • Çiftler iki hafta süre ile cinsel ilişkide bulunmamalılar
  • Harici kullanılacak ilaçlar doktora danışarak kullanılmalıdır
  • Ağır işlerden uzak durulmalı ve ağır kaldırılmamalıdır
  • Özellikle ilk bir hafta spor egzersizleri yapılmamalıdır
  • Kimyasal içerikli maddelerden uzak durulmalıdır
  • Çiğ süt ve peynir gibi yiyecekler tüketilmemelidir.

Tüp bebek tedavisi kaç kere uygulanabilir?

Tüp bebek tedavilerinde bir sınırlama yoktur. Ancak çiftlerin başarısızlık nedenlerine bağlı olarak uygulanabilen bir yöntemdir. Ciddi bir problemle karşılaşılmadığı sürece, ailenin maddi ve manevi yeterliliği sahip olması durumunda istenildiği sürece tüp bebek denemeleri uygulanabilir.

Ancak çiftler başarısızlıkla sonuçlanan her deneme sonrasında maddi ve manevi açıdan, yıpranmaya maruz kalmaktadır. Yıpratıcı etkinin yanı sıra çiftlerin tüp bebek tedavilerine karşı sergiledikleri tutumda başarıyı oldukça etkileyen faktörler arasında yer alır. Özellikle anne adayının sağlıklı olma kuralı, psikolojik sağlık durumunu da kapsamaktadır. Tedaviye karşı pozitif tutum ve stressiz bir hayat sonucunda, eğer kaliteli üreme hücreleri elde edilmiş ise mutlak başarıyı sağlayacaktır. Bu nedenle uzmanlar ilk 3 denemeye kadar tüp bebek tedavilerini önermektedir. Aksi halde çocuk sahibi olmayı engelleyen bir durum söz konusu ise tedaviler sonlandırılır.

Başarısız tüp bebek denemelerinden sonra ne kadar ara verilmesi gerekir?

Tüp bebek tedavisinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, yaklaşık olarak 2 ay kadar ara verilmesi yeterli olacaktır. Anne adayının bir ya da iki adet dönemini geçirmiş olması da, vücudun toparlanması adına yeterli süredir. Tedavi sürecinde oluşan maddi ve manevi kayıplara göre de çiftin tedaviye tekrar hazır olması gerekir. Kadının ilerleyen yaş faktörü, tüp bebek tedavilerinde başarının kapısını açan anahtar niteliğindedir. Bu nedenle kadının yaşı ilerlemiş ise, bekleme süresini daha kısa tutulması gerekir. Ancak genç anne adayları ise bu bekleme süresini uzatabilirler.

Fakat yumurtalıklarda kist ya da OHSS varlığı söz konusu ise, öncelikle bunlara yönelik tedavi gerçekleştirildikten sonra ikinci denemelere başlanılması gerekir.

Preimplantasyon genetik tanı nedir? Kimlere uygulanır?

Çiftlerin taşıdıkları kalıtsal hastalıkları çocuklarına aktarma riskleri nedeni ile genetik hastalıkların çiftlerde ve embriyolarda belirlenmesi adına uygulanan genetik tarama testidir. Günümüzde farklı teknikler kullanılarak çok sayıda kalıtsal hastalığın henüz embriyo düzeyinde iken tanımlanması mümkün hale gelmiştir. Preimplantasyon yani genetik tanının amacı, öncelikle genetik hastalıkların henüz embriyo aşamasında tanımlanmasıdır. Ayrıca infertilite yani kısırlık problemi nedeni ile tüp bebek tedavilerinin uygulanacağı çiftlerde embriyolarda oluşması muhtemel genetik bozukların tanımlanması için kullanılmaktadır. Bu tanı sayesinde hasarlı olan genler, hastalıklı kromozal yapılar ve deformasyona uğramış üreme hücrelerinin aralarından sağlıklı olanların seçilmesi ile sağlıklı bebeklerin dünyaya getirilmesi amaçlanır.

Daha önceden Turner sendromlu, Klinefelter sendromlu veya Trizomi 21 (Down sendromu), Trizomi 13, Trizomi 18 gibi kromozom bozukluğu taşıyan bebek sahibi olan çiftlere uygulanmaktadır.

  • 38 yaş üzerindeki anne adaylarına,
  • Tek gen hastalığında,
  • Orak Hücre Anemisi Spinal Musküler Atrofi (SMA), Konjenital Sağırlık, vb. diğer birçok genetik hastalıkların varlığında uygulanmaktadır.
  • Kalıtımsal kromozom anomalisi riski taşıyan çiftlere uygulanır.
  • Tekrarlayan gebelik kayıplarında,
  • 3 kez IVF ( Tüp bebek ) işlemi ile gebelik elde edemeyen çiftlere uygulanmaktadır.